Sanat Kritik Anketi: Olcay Özmen

Sanat Kritik’te yayımladığımız Naci Sadullah’ın 1936 yılında Son Posta gazetesinde yaptığı “en iyiler” anketinin sorularını, son 20 yıldaki edebiyat ortamımız hakkında fikir sahibi olmak için günümüzün edip ve muharrirlerine sorduk. Ankete katılan herkese çok teşekkür ederiz.

Figen Şakacıİbrahim Yıldırım , Asuman SusamEyüp TosunMeltem Gürle,  Niyazi ZorluSevin Okyay , Kaya TanışCihan Aktaş , Cihat DumanÇimen Günay-ErkolMurat ÇelikZekiye Antakyalıoğlu,  Ali Özgür ÖzkarcıAli Budak , Pınar DoğuEmek ErezHilmi TezgörPelin AslanHalim KaraDuygu KankaytsınBurcu ŞahinVeysel Öztürk ve Aslan Erdem ve Süreyyya Evren‘in ardından Olcay Özmen’in cevapları burada.

2000’li yıllarda:

-En Kuvvetli Şair Kimdir?

Sorularda şair ve romancıdan bahsederken ‘kuvvet’in, hikâyeciden de ‘büyük’lüğün imlenmesi garip geldi. Sonuçta bu Naci Sadullah’ın 1936’da yaptığı bir anket. Bu pekiştirmeler bir tesadüf de olabilir ancak edebi türler ile büyük’ün, en iyi’nin, en kuvvetli’nin (sanki böyle bir şey varmış gibi) ilişkilendirilmesi bana marazi gelmiştir biraz. Doğal olarak benim için cevaplar (aralarında bir seçim yapamayacağım için) birden ‘kuvvetli’ olacak.

Ömer Şişman’ın hata devam ediyor’u (2005). 2007’de okudum bu kitabı ilk. Tüm algımı değiştirmişti. (ben okuduğumda konser çoktan başlamıştı!)

Aslı Serin, bu benim.zip (2007). Sonra iki şiir kitabı daha yayımladı ama santra önemli. Bir de, kaleciden özür dilemiştir sanırım sonrasında, köşe vuruşundan gol atmıştı bu kitapla Aslı Serin.

Ali Özgür Özkarcı, Dikkat Köstebek Çıkabilir (2012). En bilinmeyen kitabı Özkarcı’nın. Topu taca hiç çıkarmadığından! Bir de, bu kitabında ayağında çok tutuyor topu. Ama kimseye de kaptırmadığı için döne dolaşa okuyorum.

Parçalı Ham.(2011), Ahmet Güntan. Bu kitaptan ilk parçalar sanırım 2005’te yayımlanmaya başlamıştı. Sıcağı sıcağına fark edip ‘içselleştirseydim’, ilk kitabım –ki 2006’da yayımlanmıştı- biraz daha farklı bir patikadan giderdi büyük ihtimalle. Bu kitapla ilgili asıl cesaret verici olan ise şudur: 50 yaşından sonra bile bir şairin yazdıklarını tamamen değiştirebileceğine ve yıkımın güzelliğine bizi tanık etmesidir. Bir de İkili Tekrar. (1999) var ama konumuz bu değil. Madem başladık devam edelim: Bir sonraki maç seyircisiz oynanacaktı böylece… (‘Karşı taraftan’ Hayriye Ünal ve özellikle son birkaç yıldır yazdığı bozguncu şiirler. Bozumcu da olabilirdi burası.)

-En İyi Şiiri Hangisidir?

Ömer’in yukarıda andığım ilk kitabında değil, ikinci kitabında yayımlanan Yerini Bulamayan Bir Z Raporu ya da kısa adıyla ünlü “Zehra” şiiri! Fakat şiir 2006’da yayımlanmıştı heves’te. Yanlış hatırlamıyorsam şöyle diyenler bile olmuştu: “Zehra gibi doygun bir adı böylesi bir şiirde harcamak…” İnanılmaz ama böyle.

Aslı Serin’den kumandalar tozlanmıyorsa aşk bitmiştir’i önce söylemem gerekiyor, diğerlerinden. Böyle şiir mi olurdu? Ama böyleydi ve olmuştu üstelik.

Köstebek kitabından ise Köstebekleşmek ve Bulunmaz Köstebek Hikâyesi şiirleri.

Parçalı Ham.’ın tamamı.

-En Büyük Hikâyeci Kimdir?

Bu sorunun da birkaç cevabı var. Örneğin Mehmet Günsür’ün İçeriye Bakan Kim’ini (2003) nereye koyacağız? Çok az yazdı ama bu etki anlamında ‘büyük’lüğe engel değildir. Yine az yazanlardan Niyazi Zorlu var. Bana kalsa Şehiriçi Öyküleri (1998) derdim ama, meselemiz 2000’ler. Neyse ki on dokuz yıl sonra da olsa Âdem’i (2017) yayımladı.

Ayrıca Leylâ Erbil gerçekliği var. Cüce’yi (2002) ve Üç Başlı Ejderha’yı (2005) değerlendirir iken, uzun öykü mü novella mı roman mı diyeceğiz? Bu iki kitabı anmadan 2000’leri değerlendirebilir miyiz? Ha, o önceden de Leylâ Erbil’di değil mi!

Kısmen kendi kuşağımdan, birbirine benzemeyen üç hikâyeci var ve iyi ki hala yazıyorlar.

Mehmet Erte ve Bakışın Kirlettiği Ayna’sı (2008).

Murat Özyaşar ve Sarı Kahkaha’sı (2015).

Bora Abdo ve Bizi Çağanoz Diye Biri Öldürdü’sü (2014).

Ayrıca Ayfer Tunç’u ve Taş-Kağıt-Makas’ı (2003) da beni başka bir okumaya davet ettiği için anmak zorundayım. Bu kitaptan Suzan Defter adlı farklı teknik ile yazılan öykü, sonradan bir romana (2011) dönüşmesi bakımından ayrıca ilginçtir. Ayaktopu ile başlayıp voleybol ile bitirebiliyor!

Behçet Çelik ve Gün Ortasında Arzu’yu (2007) da, Çelik’in iyi öyküdeki ısrarından ve top saydırma becerisinden dolayı söylemeliyim.

İlhan Durusel? Evet, güller öksürenler melekler! (Sol açık) Memet Baydur? Evet, gözler kahverengiler sular! (Soldan da açık)

-En İyi Hikâyesi Hangisidir?

Bakışın Kirlettiği Ayna’dan Bana Ne Ben; Sarı Kahkaha’dan Altıotuzbeş; Bizi Çağanoz Diye Biri Öldürdü’den Kirkor. Bu soruyu yanıtlarken, bu üç öyküyü tekrar okudum ve evet, bunlar.

-En Kuvvetli Romancı Kimdir?

Şiir’i ve Hikâye’yi ne kadar uzattı isem, Roman’ı o kadar kısaltabilirim.

Murat Uyurkulak, Ayhan Geçgin ve Burhan Sönmez.

-En İyi Romanı Hangisidir?

Tol (2002). Bir bakıma uzun bir düzyazı şiir olduğu için.

Kenarda (2003). Hayat diye bir mevziisi olduğu için, ki omurga ve mevziinin pek az görüldüğü bir çağda.

İstanbul İstanbul (2015). Gerçeğin herkese açıklanmaması gerektiğini bize de anlattığı nedenler için.