.

Zerrin Tekindor’un “Toz” Oyununda Belleğin Tozları

zerrın-tekındor-toz

M. Mirac Ceylan

“Toz…

Her yer toz içinde. Gözlerimi silip, yaşamın tozunu almam gerek.”

Kambur, Şule Gürbüz

Murat Mahmutyazıcıoğlu tarafından kaleme alınan Toz, prömiyerini yaptığı 2021 yılından beri Zerrin Tekindor tarafından yurt içi ve yurt dışında kapalı gişe sahnelenmektedir. Rejisi Hira Tekindor’a ait olan Toz, çeşitli kadın seslerinin Handan karakterinin zihnindeki yankıları ve yansımaları üzerine kurulu tek perde bir oyun. Minimalist bir dekor içinde sahnelenen oyun, Zerrin Tekindor’un nefes kesen oyunculuğunun yanı sıra, ışık ve ses kullanımıyla da izleyicisini etkilemeyi başarıyor. Bu yönüyle Toz, 2022 Afife Tiyatro Ödülleri’nde Yılın En Başarılı Işık Tasarımı ödülüne layık görüldü. Ben bu yazıyı yazarken 250. temsilini yapan Toz, 2024 yılında da sahnelenmeye devam edecek.

İzleyiciler, oyunun ana/tek karakteri Handan’ın, seyir halindeki metronun içinde hatırladığı anılara tanıklık ederler. Bu geçmiş anılar oyunun içinde bazen şimdiki zaman olayları ile bölünür, ancak yarım kalmaz, aksine oyunun genel havasına hizmet eder. Bu anlamda metronun içinde akan zamanla Handan’ın belleğindeki zaman belli noktalarda ayrışır ve birleşir. Belleğin yardımıyla yıkılan/yaratılan bu noktalarda Handan karakteri hem annesi ve babaannesi gibi geleneksel yaşantılar sürmüş olan kadınların hayatını, hem de onlara kıyasla son derece modern sayılabilecek kendi hayatını sorgular. Handan’ın bu kadınlarla ortak noktası yüzene atılan tokatın sesi ve yüzünde hissettiği rüzgâr olmuştur.

Bir şiddettin sonucu olarak bindiği metroda Handan, geçmişte maruz kaldığı ya da izleyicisi olduğu başka şiddet sahnelerini hatırlar. Tekindor’un izleyiciye sunduğu çeşitli kadınların ortak yönleri bir şekilde hayattan ya da şiddetten mağdur olmalarıdır. Oyunun ana temalarından biri olan şiddete seyirciler hem kişisel/aile içi, hem de toplumsal/siyasal yönleriyle tanıklık etmektedirler. Handan annesi Feri’nin eşinden gördüğü fiziksel şiddeti ve kayınvalidesinden gördüğü duygusal şiddeti çocukluk yıllarıyla eş zamanlı olarak hatırlar. Şimdiki zamanda bulunduğu konumu onun geçmişinde şiddetle eşleşmiş anıları hatırlamasına sebep olur. Hafızasındaki tüm kadınların yaşamlarına yaptığı bu ziyaret, Handan’a yaşadıklarının kişisel görünümüne rağmen aslında son derece kolektif de olduğunu gösterir. Diğer bir deyişle, Handan belleğindeki tozların farkına varır. Handan’ın belleğindeki bu tozlar oyun boyunca tekrar eden biçimlerde kendini gözyaşları olarak da gösterir. Oyunun birçok kısmında Handan “Gözyaşlarım halıya damlıyor, duyuyorum” cümlesini kurar (Toz, s. 16).

Tüm bu ağır ve dramatik havasına rağmen Toz, olayların aktarılma biçiminde komedi unsurlarını canlı tutar. Özellikle trajedinin yoğunlaştığı anlarda seyircinin gözyaşı Tekindor’un ustaca dil geçişleri ve karaktere özgü vurgularıyla kahkahaya dönüşür. Metrodaki Leyla karakteri oyunun komik öğelerinin başında gelir. Leyla geçimini temizlikçilik yaparak sağlayan düşük gelirli bir kadındır. Her ne kadar gündelik bir dil konuşsa da Leyla karakteri metro istasyonunda Handan’a veda ederken “içini karartma…için kararırsa gece yutar seni” gibi bilgece bir öğüt verip sahneden, yani Handan’ın zihninden kayıp gider (Toz, s. 37).

Tekindor oyun boyunca Handan, Anne, Baba, Babaanne, Melahat Hala, Leyla ve Sinan karakterlerine can verirken, bazen Handan’ın kulağına çalınan müziği, bazen de metro anonsunu seslendirir. Tekindor’un izleyicisine eşsiz bir performans sunduğu Toz, hüznün ve kahkahanın arasına konumlanmış muazzam bir oyun. Handan’ın belleğindeki tozlar zaman zaman seyircilerin gözlerine kaçıyor ve oyun bittiğinde izleyicilerin gülümseyen yüzlerinden akan gözyaşları halıya damlıyor, duyuyorum.

Kaynakça

Mahmutyazıcıoğlu, M. (2022). Toz. İstanbul: Habitus Kitap.