Jung Diye Diye podcast serimizin beşinci bölümünde Ender Erdikici, Jung’un mistik bilinçdışı çalışmalarını anlatıyor.
Spotify’dan dinlemek için:
Buradan dinlemek için:
Jung Diye Diye podcast serimizin beşinci bölümünde Ender Erdikici, Jung’un mistik bilinçdışı çalışmalarını anlatıyor.
Spotify’dan dinlemek için:
Buradan dinlemek için:
Ebru Aykut bu bölümde, Suat Derviş’in 1920’lerin sonlarından itibaren açıkça sahiplendiği feminist perspektife vurgu yapıyor. “Kadın erkekle bir olabilir mi?”, “Kadının yeri ev midir, iş hayatı mıdır?” gibi sorular etrafında gazetelerin mütemadiyen anketler düzenlediği, “Kadınlar erkekleşiyor mu?” endişesinin gündemden düşmediği 1930’lu yıllarda, Suat Derviş’in bu suallere verdiği ters köşe cevapların yanı sıra, hem gadrine uğradığı erkek meslektaşlarını hem de eril tahakküm ve zihniyeti büyük bir özgüvenle nasıl topa tuttuğunu ele alan Aykut, Derviş’i “öfkesini, dilini evcilleştirmemiş” bir feminist, Sara Ahmed’den ilhamla “oyunbozan” bir feminist olarak tanımlıyor. […]
Emine Hızır, Suat Derviş’in Beni mi? başlıklı hikâye kitabınındaki “mutsuz evlilikleri” değerlendiriyor, bütün bir kitabın bu örgü üzerine inşa edildiğini belirtiyor. Odağına öncelikle kitap ile aynı isimli hikâyeyi alan Emine Hızır, Derviş’in kadın karakterlerinin ne tür evliliklerle yüzleşmek zorunda kaldıklarını ve tüm yaşamlarını bu yüzleşme üzerinden sorguladıklarını belirtiyor. Sözgelimi Beni mi?’de “sevdiği adam Adnan Bey ile değil, Bedri ile evlenen Nermin,” tıpkı kitaptaki diğer birlikteliklerde olduğu gibi sonu baştan belli, mutsuz bir evlilik sürecine adım atar. Emine Hızır, Suat Derviş’in bu kitabında belirli bir sürerlilik içerisinde “mutsuz evlilik” yinelediğini, konuya kadınların perspektifinden yaklaşmaya özellikle dikkat ettiğini ifade ediyor. […]
Copyright © 2020-2025 | sanatkritik.com


İlk yorum yapan olun