Sanat Kritik Yayınları Yeni Kitaplarını Yayımladı

Sanat Kritik Yayınları, Eylül ayı kitaplarını duyurdu. Zuhal Kuyaş’ın polisiye romanı Sonuncu Oda; Mehmet Rauf’un aşk hikâyelerini bir araya getiren Bir Aşkın Tarihi, Âşıkane ve İhtizar; Ege Öztokat’ın Türkiye’deki ilk kadın hava kontrolörlerinden olan Tuna Nasser’in hayatını anlattığı Yelpazem de mi Sıkıyönetime Giriyor? kitapları yayımlandı.

Zuhal Kuyaş, tüm romanlarıyla Sanat Kritik Yayınları’nda.

sonuncu-oda-BCD798F7.jpg

Edebiyatımızın ilk kadın polisiye yazarlarından Zuhal Kuyaş’ın üçüncü romanı Sonuncu Oda, polisiye gerilimi sanat tarihiyle buluşturarak, Leonardo da Vinci’nin kayıp tablosunun etrafında şekillenen sürükleyici bir cinayet hikâyesini anlatır.

Ünlü antikacı Kohen’in esrarengiz cinayeti, yıllardır yurtdışında yaşayan Ferruh’u beklenmedik bir olaylar zincirinin içine sürükler. Cinayetin izleri onu, İstanbul’daki köklü bir yalının duvarında asılı duran paha biçilmez bir tabloya götürür. Bu keşif, yalnızca bir sanat eserinin sırrını değil, yıllardır saklanan aile hesaplarını, hırsa dönüşen tutkuları ve tehlikeli sırları da ortaya çıkaracaktır.

yelpazem-de-mi-sikiyonetime-giriyor-C27CC137.jpg

Yelpazem de mi Sıkıyönetime Giriyor?, kendi hayatını cesurca yaşayan, anlamlandıran bir kadının yaşam öyküsü. Türkiye’nin ilk kadın hava trafik kontrolörlerinden olan Tuna’nın çocukluğu, gençliği, aşkı ve kişisel deneyimleri, Türkiye ve Orta Doğu’nun tarihi dönüm noktalarıyla paralel bir çizgide ilerler. Onun hayat hikâyesi 6-7 Eylül olayları, Yassıada duruşmaları ve Lübnan İç Savaşı’ndan ayırt etmeksizin okunmalıdır.

Tuna; Tango Kilo ve November November’ın tesadüfen tanışmasıyla başlayan yeni hayatını, Lübnan İç Savaşı ile başlayan daha sonraki yeni hayatını ve sonraki tüm hayatlarını hep doğru inandıklarını yaparak kurar ve tekrar kurar.

Mehmet Rauf, aşkın çeşitli hallerini anlattığı hikâyeleriyle Sanat Kritik Yayınları’nda.

ihtizar-E4E91DE3.jpg

Mehmet Rauf’un ilk hikâye kitabı olan İhtizar, Servet-i Fünûn edebiyatının hassasiyetlerini aşk, arzu, kırgınlık ve iç çatışma ekseninde bir araya getirir. Bu hikâyelerde kavuşulamayan ya da yasaklanan aşklar, aile içi gerilimler, hastalık, kıskançlık ve yalnızlık duyguları insan ruhunun en ince kıvrımlarında dolaşır.

Kadın ve erkek ilişkilerine dönemin toplumsal kabulleri içinden bakan Mehmet Rauf, karakterlerinin sessiz acılarını, tereddütlerini ve sarsıntılarını lirik bir dikkatle işler. İhtizar, yazarın psikolojik çözümleme gücünü ve erken dönem hikâyeciliğinin duygusal derinliğini gösteren önemli bir duraktır.

Mehmet Rauf’un hikâyelerinde aşk, insanı yücelten bir duygudan çok, onu kendi zaaflarıyla yüz yüze getiren bir sınavdır. Bir Aşkın Tarihi, aşkın coşkusunu, aldanışını, kıskançlığını, pişmanlığını ve imkânsızlığını; evlilik, sadakat, namus, sınıf farkı ve toplumsal baskılarla birlikte anlatan hikâyelerden oluşur.
Bu kitapta gençlik arzuları kadar yaşlanmanın hüznü, romantik hayaller kadar gündelik hayatın boğuculuğu, fedakârlık kadar bencillik de vardır. Mehmet Rauf, kadın ve erkek ilişkilerinin en kırılgan anlarına dikkatle bakar; bir bakışın, bir mektubun, bir tesadüfün ya da gecikmiş bir itirafın insan hayatını nasıl değiştirebildiğini gösterir.

Bir Aşkın Tarihi, yalnızca aşk hikâyeleri anlatmaz; aşkın etrafında örülen bir dönemin ruhunu, değer yargılarını, hayal kırıklıklarını ve insan kalbinin değişmeyen çıkmazlarını da görünür kılar. Mehmet Rauf’un incelikli psikolojik gözlemi, bu hikâyelerde bugün de canlılığını koruyan bir duygu dünyası kurar.

Mehmet Rauf’un 1909 yılında yayımlanan ikinci hikâye kitabı Âşıkane, “Summer Palace’ta Bir Dans Buluşması”, “Serap” ve “Garam-ı Şebab” adlı üç hikâyeden meydana gelir.İlk hikâye, Mehmet Rauf’un pek çok eserinde karşımıza çıkan bahtsız bir erkek ile erkeklere düşkün, aldatmaya her an hazır bir kadın arasındaki ilişkiye odaklanır. Serap, ilk aşkıyla evlenmiş bir erkeğin, yıllar içinde hem karısının hem de kendisinin yaşlanmasıyla birlikte, aşkla geçiremediğini düşündüğü yıllara hayıflanışını anlatır. Garam-ı Şebab ise kendisinden yaşça büyük bir kadınla yasak ilişki yaşayan genç bir şairin hikâyesidir.

Aşkın farklı hâllerini; arzunun, hayal kırıklığının, pişmanlığın ve yasak tutkunun iç içe geçtiği ilişkiler üzerinden anlatan bu üç hikâye Âşıkane başlığı altında birleşir.