Bir Dergi

Nâzım’ı Kurtarmak: Nâzım Hikmet Dergisi

“Nazım Hikmet dergisi, 11 Mayıs 1950’de Nazım Hikmet’in açlık grevine başlaması üzerine çıkan bir dergidir. İlk sayıda dergi şöyle tanımlanır: Nazım’ın Uğradığı Haksızlıklarla Mücadele İçin Çıkan Fikir ve Politika Dergisi. Derginin sahibi ve yazı işlerini idare eden kişi M. Fahri Oktay’dır. Pazartesi ve Perşembe günleri çıkar.” […]

Sözlük

Bilge Karasu Sözlüğü

Bilge Karasu Sözlüğü’nde Göçmüş Kediler Bahçesi, Altı Ay Bir Güz’ün ardından Narla İncire Gazel’in sözlüğünü de bitirdik. Gece’nin sözlüğü çok yakında burada… […]

Ruha Şifa

Edebiyat Ruha Şifa mıdır?

“Uzun süren hastalıklar romanda çocukluktan ergenliğe kadar uzanan “zaman yürümüyor, dakikalar korkunç bir sıkıntı içinde uzuyorlar, hatta dağılıyor, birikmiyor, toplanmıyor ve bir çeyrek saat olamıyorlar” ifadesi ile ne denli doğru anlatılmış. Hastalıklar yaşanan zamanın deneyimlerini değiştirmekte, lineer, travmatik ve algısal zamana dönüştürmektedir. Yaşanan zamanın travmatik etkisinden ötürü zaman sakinleştirilmekte, sessizleştirilmektedir.” […]

Eskiden

Nâzım Hikmet’in Bilinmeyen Bir Takma Adı: Nazmi Haluk

“Son Posta gazetesinin 31 Mart 1936 tarihli 2032 numaralı sayısında duyurulur: O günden itibaren haftanın yedi günü, yedi ünlü yazarın öyküleri okuyuculara sunulacaktır. Beş isim yer almaktadır duyuru metninde. Burhan Cahit Morkaya, Ercüment Ekrem Talu, Kadircan Kaflı ve Nurullah Ataç’ın isimlerinden sonra ‘En kuvvetli, en kıymetli şairimizin Nazmi Haluk nam-ı müstearıyla yazacağı hikâyeler’in de bu kapsamda yayınlanacağı müjdelenir.” […]

Şair Divanı

Bir Çocuk Şair: Didem Madak

“Bir şairin derdini duymakla, bir analizanın derdini anlamak çabası benzer bir çaba olabilir. Erken duygulanımsal gelişimin ve düşünmenin kökeninde yer alan kapsanma deneyimiyse eğer, duygulanımları anlama yoluyla da, kuramsal bakış açılarımızı tazeleyebiliriz ve şiirin dilini anlamak bunu yapabileceğimiz konumlardan biridir. Psikanaliz de şiir gibi tekniğin ve duyguların bir karışımını üretmez mi?” […]

Odak Yazar

Okudukça Yenilenen Huzursuzluğun Hikayeleri: Peruk Gibi Hüzünlü

İnsan, “yara almadan geçemez” yürüdüğü yolda; üzerimizdeki yük, boynumuzun borcu gibi bir şey bu. Olmadık yerde, ummadık birileri/bir şeyler beliriverir karşımızda. Yüz çevirmekle didinmek arasında bir yerde sıkışırız. İşte Yalçın Tosun’un bu kitaptaki öyküleri bu sıkışmışlığın izlerini sürdürüyor okura. Ve şu soruyu sorduruyor istemsizce: “Acı anlamsız olur mu?” […]