“Einstein Kumpanyası” Üzerine: Aşk Müphem Bir Duygu Mudur?

Melike Sönmezer

melikesonmezer@sanatkritik.com

Uzunca bir süredir, geleneksel tiyatro sahnelerine alternatif olarak pek çok mekân dönüştürülüp sanatçıların eserlerini sergileyeceği alanlara çevriliyor. İstanbul’da öyle çok alternatif tiyatro mekânı var ki, takip etmek ciddi bir mesai gerektiriyor. Eski bir deponun, kıraathanenin, ofisin ya da bodrum katının kiralanıp tiyatro sahnesine dönüştürüldüğüne şahit oluyoruz. Ekonomik ve kültürel koşullar düşünüldüğünde, sürdürülebilir olmak elbette kolay değil.

İşte tam da bu düşüncelerle THINK House’un kapısında, bize ikram edilen çay ve kahve eşliğinde oyunu bekliyoruz; ofisin fiziki koşulları gereği seyircilerin bekleyebileceği ayrı bir alan yok, tüm boşluk sahneye dönüştürülmüş durumda. “İtalyan sahne” denilen bu teknik alışık olmadığım bir düzen; seyirciyle dekorun iç içe geçmesini yadırgıyorum.

Tüm bu duyguların içinde olağanüstü bir oyun, bizi kendi zamanımızdan koparıp birçok zamanın sınırlarında dolaştırıyor. Bu zaman yolculuğunun temeli, Einstein’ın izafiyet teorisinden hareketle kurgulanan zamansal paradoks üzerine kurulmuş. Oyunu izlerken çok net görüyorsunuz: oyunculuk, dekor, reji… Bunların her biri oyunu başarıya götüren ölçütler; fakat asıl mesele, anlatılan hikâye. Hikâye ne kadar derinlikliyse, hafızalarda o kadar güçlü yer ediniyor.

Pınar Gürbüzoğlu, aklımızı ters köşe yapacak yaratıcı bir dünya kuruyor. Bu dünyanın etkisinden uzun süre çıkamayacağınızın garantisini verebilirim. Perde kapanınca aşk ve zaman kavramları üzerine epey düşündüm.

Sevdiklerini savaşta kaybeden mübadil Elina ile sokak sanatçısı Ferit’in bir gecelik arkadaşlığına tanıklık ediyoruz. Bu bir gecelik arkadaşlık, yaşamlarının geri kalanına sirayet edecek bir duygu barındırıyor: aşk.

Elina, 1930’larda İzmir’den zorla Yunanistan’a göç ettirilmiş bir Rum kadındır. Göç ve savaşın ağır buhranı altındaki bu genç kadın, Yanya kasabasındaki bir otel odasında intiharın eşiğindedir. Ferit ise İzmir sokaklarında sanatını icra etmeye çalışan bir genç; milenyum çağına girilecek yılbaşı gecesi başını belaya sokmuş, nezarethaneye düşmüştür. İşte böyle zamansal bir paradoksta Elina ile Ferit karşılaşır. İkisi de bu karşılaşmaya inanamaz; gerçeklik duvarları aşılmış, iki insan bir araya gelmiştir. Elina hayatını anlatırken hem kendi zamanının hem de dünya tarihinin panoramasını sahneye taşır. Ferit, İkinci Dünya Savaşı’nın eşiğindeki Elina’ya dünyanın gidişatına dair küçük ipuçları verir. Sohbete mizah da dâhil olur; insanlığımızdan utandığımız anları biraz olsun göğüslememizi kolaylaştırır.

Sohbet ilerledikçe iki insan birbirine âşık olur. Farklı zamanlardan gelen bu iki kişiyi ancak tutkulu bir aşk bir araya getirebilir; dününü, bugününü, yarınını düşünmeden; nerede olduklarını umursamadan, aşkın tüm cesaretiyle -Gidon Kremer’in “Oblivion” eşliğinde büyüleyici bir dansla- oyunu zirveye taşırlar.

Işıklar kapandığında aşk kavramı üzerine düşünüyorsunuz: İki insan bir akşam sohbet ederek bir ömür boyu birbirini sevebilir mi? Hayat yolunda birlikte yürüyüp virajları birlikte dönmeden, o aşkın illüzyon mu yoksa gerçek mi olduğunu anlayamayız. Bu tutku belki de salt oyunlarda, filmlerde, kitaplarda keyif verir; duyguların bağlamının dışında, karmaşık düşüncelerden uzaklaşarak izlemek anlık ferahlık yaratır. Elbette gerçek dünyada aşk ve birliktelik bu kadar büyüleyici yaşanmaz. Zaten kurgunun güzelliği de buradadır.

2022 yılında ilk perdesini açan bu oyunun yönetmeni Hasan Demirci; oyuncuları Melissa Karagöz ve Bahadır Karaca, içimize işleyen bu aşk hikâyesini anlatmaya devam ediyor. Oyunun Direklerarası En İyi Metin Ödülü ve Özdemir Nutku Ulusal Tiyatro Ödülü’nü neden kucakladığını izlediğinizde anlayacaksınız. Her bir tiyatro emekçisinin emeğine, gözlerine sağlık, alkışları bol olsun.

Yazar: Devrim Pınar Gürbüzoğlu

Yönetmen: Hasan Demirci

Oyuncular: Melissa Karagöz, Bahadır Karaca

Koreograf: Ayşe G. Demirci

Dekor/Tasarım, Kostüm Tasarım: Tuba Akkaya

Fotoğraf: Volkan Erkan

Yapımcı: Fırat Devecioğlu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*