Elif Şahin Hamidi
Viyana’da yaşayan yazar ve çizer Julie Völk, 20-23 Kasım 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen İstanbul Uluslararası Çocuk Edebiyatı Festivali’nin davetlisi olarak İstanbul’daydı. Hamburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde eğitim görmüş ve resimlediği kitaplar birçok ödül almış olan Julie Völk’ün iki kitabı yakın zamanda Türkiye’deki minik okurlarla buluştu. Völk ile Günaydın, Küçük Tramvay! ve Sımsıcak Bir Yeni Yıl Akşamı adıyla, Kuraldışı Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan kitapları, çizerlik yolculuğu ve sessiz kitaplar üzerine konuştuk. Her hikâyeyi mümkün olduğunca iyi ve uygun bir şekilde hayata geçirmek istediğini belirten Völk, “Bir hikâyenin işe yaraması, ilgili okuyucular için anlaşılır olması ve aynı zamanda her bir illüstrasyonun mümkün olduğunca ustaca olması için dikkate alınması gereken birçok şey var. Çizimleri kimin için yaptığınızı asla unutmamalısınız. Bunun çocuklar için olduğunu ve Instagram’da en havalı resimleri sergilemekle ilgili olmadığını hatırlamalısınız” diyor.

Hamburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde eğitim gördünüz, resimlediğiniz kitaplar ödüller aldı. Kendi potansiyelinizi keşfettiğiniz ilk zamanlardan, çizim yolcuğunuzun başlangıcından bahseder misiniz?
Çocukken çok çizim yapardım ve bu, yoksul çocuklara yardım etmek ve yetimhaneler inşa etmek için bir milyoner olmayı istememle başladı. Bu nedenle, bir çocuğun isteyebileceği her şeyin olduğu evler tasarlamaya başladım. Daha sonra çocukları da çizmeye başladım. Üvey babam bir çizgi roman sanatçısı, ancak illüstrasyon okumak ve çocuk kitapları sektörüne girmek istediğimi çok sonra fark ettim. Sadece çoğunlukla çizim ve tasarım yapabileceğim bir iş istediğimi biliyordum. Dolayısıyla başta moda, kostüm tasarımı veya mimarlık okumak istiyordum. Daha sonra asıl ilgilendiğim şeyin bir resim ya da bir hikâye ve bir dünya tasarlamak olduğunu fark ettim.
Çocukken okuduğunuz çizgili/resimli kitapların, çizgi romanların bir etkisi, katkısı oldu mu çizerlik yolcuğunuzda? Geçmişten bugüne etkilendiğiniz, örnek aldığınız, takip ettiğiniz çizerler, sanatçılar, beslendiğiniz kaynaklar neler?
Kesinlikle, çocukluğumun kitapları beni etkiledi. Özellikle hatırladığım “Babar the Elephant” (Jean de Brunhoff) ve “Ernest et Celestine” (Gabrielle Vincent) kitapları, ayrıca eski Slav masal kitaplarının illüstrasyonları da. Bu tarzın beni etkilediğini fark ediyorum ve bundan uzaklaşmaya çalışıyorum, çünkü hayran olduğum tamamen farklı tarzlar var. Daha çok güçlü, özgür, resimsel ya da soyut çalışmaları tercih ediyorum. Bu, Klee ve Eduard Vuillard gibi sanatçılardan Beatrice Alemagna ya da Yael Frankel gibi illüstratörlere kadar uzanıyor. Dolayısıyla işimi sürekli değiştirmeye ve geliştirmeye çalışıyorum.
Çocuklar için kitap yazmak ve resimlemek nasıl bir yolculuk oldu sizin için, neler biriktirdiniz bu yolculukta?
Her hikâyeyi mümkün olduğunca iyi ve uygun bir şekilde hayata geçirmek istiyorum. Bir hikâyenin işe yaraması, ilgili okuyucular için anlaşılır olması ve aynı zamanda her bir illüstrasyonun mümkün olduğunca ustaca olması için dikkate alınması gereken birçok şey var. Çizimleri kimin için yaptığınızı asla unutmamalısınız. Bunun çocuklar için olduğunu ve Instagram’da en havalı resimleri sergilemekle ilgili olmadığını hatırlamalısınız.
Çok yakın zamanda, Guten Morgen, kleine Straßenbahn! kitabınız “Günaydın, Küçük Tramvay!” adıyla Türkçeye çevrildi. 2017 yılında Avusturya Çocuk ve Gençlik Kitapları Ödülü’nü ve Alman Kitap Sanatı Vakfı’nın En İyi Alman Kitabı Ödülü’nü kazanan bu kitap nasıl ortaya çıktı?
Başlangıçta metinsiz bir kitap yapma fikri benim değildi. Bir fikirden bahsettiğimde editörüm bunu önerdi. Fikrim, tüm şehri dolaşan bir tramvaydı. Çalışma sınıfı mahallelerinden, konut alanlarından ve lüks alışveriş bölgelerinden geçiyor, mimarileri ve binen inen insanları değiştiriyordu. Bu durum beni ilgilendiriyor. Hikâyenin atmosferi benim için çok önemli. Spesifik bir hikâye yok, birçok farklı hikâye var. Bir şeye nasıl baktığınıza bağlı olarak farklı bir hikâye anlatıyor. Sessiz bir kitapla belirli bir hikâye seçmek zorunda değilim; bu da ilgilendiğim şeyleri anlatmamı sağlıyor. Ayrıca okuyucular için harika, çünkü kendileri hikâyeler keşfedip farklı hikâyeler anlatabiliyorlar. Bir şeyleri kendiniz keşfettiğinizde bu eğlencelidir ve anlatmak istersiniz, bu da dil becerilerini destekler.

Sımsıcak Bir Yeni Yıl Akşamı adıyla Türkçeye çevrilen Stille Nacht, fröhliche Nacht kitabınız da yeni bir yıla girmek üzereyken Türkiye’deki küçük okurlarla buluştu. Kitapla ilgili birkaç ipucu paylaşır mısınız?
O dönemde aslında tamamen farklı bir hikâye anlatmak istiyordum, farklı yaşam tarzlarına dair bir bakış sunacak bir hikâye. Konseptimi sürekli olarak gözden geçirip değiştirdim. Sonra Noel öncesi dönem geldi ve ailemin nerede bir araya geleceği konusu gündeme geldi. O zamanlar küçücük eski bir evde yaşıyorduk, ama bir araya gelebilmemizin tek yolu buydu. Dolayısıyla bu, aslında oldukça özel ama aynı zamanda evrensel bir hikâye. Bu hikâyede sessiz ama umut dolu bir atmosferi, beklentiyi, bir araya gelmeyi, neşeyi ama aynı zamanda hızlıca sona erişi yansıtmaya çalıştım.
Bu iki kitapta da yalnızca çizgiler ve renkler aracılığıyla, sözcük kullanmadan iletişim kuruyorsunuz. Tıpkı müzik gibi, illüstrasyon da dünyanın dört bir yanındaki çocuklara ulaşan evrensel bir dil. Sözcükler olmadan iletişim kurmanın bir illüstratörün yaratıcı gücüne nasıl bir etkisi var? Ayrıca metinsiz/sessiz kitapların hem genç hem de yetişkin okuyucular üzerindeki etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çalışmalarımda kendimi çok daha özgür hissediyorum, çünkü somut bir hikâye ve mesaja bağlı kalmak zorunda değilim. Günlük hayatta ilgimi çeken şey, bir gözlemci olarak bakıldığında genellikle tamamen absürt görünmesidir. Resimlerimden bir şeyler okumak için gerçekten zaman ayırmalısınız. Ancak tam da bunu önemli buluyorum; kitaplarda ve gerçek hayatta hassas gözlem yapmayı. Ve sonra bir şeyleri kendiniz keşfedip öğrendiğinizde bu eğlencelidir.
Peki, bir yazar-illüstratör olarak yarışmalar ve ödüller sizin için ne ifade ediyor?
Öncelikle, çalışmalarımın bu sayede takdir görmesi anlamına geliyor. Ayrıca görünürlüğüm ve işlerimin daha fazla yayılması açısından da önemli. Kariyerinizin başında özellikle finansal destek almanın önemi de büyük.

Çocuk kitaplarını resimlerken kullanacağınız tekniği, malzemeyi, renkleri esas olarak belirleyen ne oluyor? Örneğin hikâyedeki karakterlerin zihninizde canlanan görüntüsü size bir yol gösterir mi?
Evet, kesinlikle. Genellikle bir metni okur okumaz veya bir tema belirlediğimde kafamda görüntüler ve figürler oluşuyor. Sonra bu görüntülerin ve tekniğin gerçekten temaya uyup uymadığını ve bunları hayata geçirip geçiremeyeceğimi kontrol ediyorum. Bazen metinler alıyorum ve bunları gerçekten çok güzel buluyorum, ancak kafamda başka bir illüstratöre daha uygun olacak figürler oluşuyor. O zaman metni hayata geçiremiyorum.
Her yazarın kendi tarzı, üslubu olduğu gibi, her illüstratörün de kendine özgü bir “görsel dili”, çizgisi var. Bu ayırt edici tarz, üslup nasıl gelişir? Çizeri ele veren o üslup, çizer açısından kimi zaman bir avantaj, kimi zamansa bir dezavantaj olabilir mi?
Bence tarz zamanla kendiliğinden gelişiyor. Kendi el yazınızı bulmak gibi, bir kez insanları ya da şeyleri nasıl resmetmek istediğinizi bulduğunuzda ve bunu tekrar tekrar yaptığınızda, hangi tekniği kullanırsanız kullanın, bu pekişiyor. Belirli bir tür çocuk kitabı için illüstratör olmak istiyorsanız, bu kesinlikle bir avantajdır. Kendine özgü bir stile sahip olmak, neyi resmedebileceğiniz konusunda sınırlı olduğunuz anlamına gelmez. Sadece belli bir kategoriye sokulmamaya dikkat etmelisiniz. Sadece üzücü kitaplar ya da sadece küçük çocuklar için karton kitaplar gibi. Ancak kendi tarzınızla farklı türlere hizmet edebiliyorsanız, bu oldukça iyidir. Manga karakterleri örneğin: Bu tabii ki zordur ama manga pazarında daha iyi bir şansınız olur.
Çizim yapmak ya da yeteneklerini geliştirmek isteyen çocuklara ve gençlere ne tavsiye edersiniz?
Sadece yapın! Bu esas olarak pratik ve dayanıklılıkla ilgilidir. İyi gözlem yapabilmek ve empatik olmak da yardımcı olur.
Bu aralar ne üzerinde çalışıyorsunuz? Ufukta yeni projeler var mı?
Arkadaşlık ve doğum günü hakkında bir resimli kitap bitirdim. Ana karakter, arkadaş olarak sahip olmak isteyeceğiniz çok sevimli bir ejderha.


İlk yorum yapan olun