.

Ötekinin Sınırlarında Yalnız

bunu-sız-yaptınız-alı-kotan-murathan-ozbek-galerı-sıyah-beyaz

Ela Atakan

Galeri Siyah Beyaz, beraber üreten; aynı mekânı, zamanı, dili, bazen hayatı paylaşan sanatçı eşleşmeleriyle yıl boyunca yedi sergi düzenleyerek 40. yılını kutladı. Galeri, ikili olarak eşleşen tüm sanatçılarından, beraber üretmelerini istedi. Bu sergi serilerinin sonuncusu olan “Bunu Siz Yaptınız” adlı sergide ise galerinin sanatçılarından Ali Kotan ve Murathan Özbek bir araya geldiler.

Ali Kotan ve Murathan Özbek’in Galeri Siyah Beyaz’ın 40. yılının son sergisi için bir araya geldikleri “Bunu Siz Yaptınız” sergisi, hayatlarına tanıklık eden bir mekân olarak, sanatçılar tarafından yuva olarak görülmesine, o sıcacık sahip çıkan kapsayıcılığına ince bir saygı duruşu olmasının yanı sıra, bir yıl boyunca gerçekleşen ikili sergilerde sanatçıların yan yana gelme durumunu da sorgular.

Kotan ve Özbek’in sergisindeki eserler, galeri mekânında birbirine yaklaşma, uzaklaşma, karşılaşma ve gözetleme oyunlarını eşzamanlı oynar. Yağlı boya ile fotoğrafın bir arada durmasındaki o keskin riski içinde taşırken, dokular, renkler ve dilde şaşırtıcı bir armoni yakalar.

2024 senesi sadece galerinin değil Ali Kotan’ın da sanat pratiğinin 40. yılıdır. Faruk ve Fulya Sade ile yola çıktığı bu hayat ile iç içe geçmiş hikâyede her zaman onların desteğiyle yalnız bir yolda ilerlemiştir, atölyesinde tuvalleriyle tek başına üretmiştir. Kuzgun Caddesi’ndeki bilinçli olarak az ışık alan, kuytuları sanatçının adeta bedeni haline gelmiş bu atölyede, renkleri görerek değil de hissederek, gece karanlığında ise bazen el fenerleriyle bakarak çoğunlukla yalnız figürlerini, ziyaret eden hayvanlarını resmeder. Kotan’ın figürleri tuvalin çoğunlukla karanlık sularında dağılır, bulanıklaşır, kanatlanır ve sanki bir perdenin arkasından yavaş hareketlerle izleyiciye bakar. Renkler çoğu zaman umudu değil, o yoğun duyguyu ustalıkla taşır. Kotan’ın gündelik mizacındaki şefkat, sakinlik, ötekine alan açan hâl, eserlerinde bazen soğuk ve yalnız bir ayaza, bazen ise bahar rüzgarlarında dağılan çiçeklere dönüşür. Eserlerdeki hisler, atölyesinde geçirdiği zamanla, anılarında ziyaret ettiği tenha bir yerde ifade bulur.

Bu sene aynı zamanda, Murathan Özbek’in hayatının 40. yılıdır. Özbek’in fotoğraflarındaki yaklaşımı ise Kotan’ın aksine, kalabalıktır. Özbek, ilk sergisi “İn”den itibaren, aklına düşen bir fikrin sorgulanışını, onu hayatında saran insanlar vasıtasıyla yapar. Fotoğraflarındaki yüzler, ailesinden o dönem hayatında olan arkadaşlarına, daimi dostlarına ona hep tanıdık simalardır. Sanatçının bilindik coğrafyaları gibi olan bu yüzler, genellikle uçsuz bucaksız bir manzarada, doğada, yeşilin, karın beyazlığının, denizin sınırsızlığının içerisinde tek başına fotoğraflanır. Figürlerin yakın yüz ifadelerinin yerine onları saran bu doğal arka planın duygusu, fotoğrafçının o kişilerde aradığı sorgulamaların hikayesini anlatır. Fotoğraflardaki yalnız figürler, sergilerinde yan yana geldiklerinde, hayatındaki insanların yerini ve temsiliyetlerini de bize gösterir.

“Bunu Siz Yaptınız” sergisinde Kotan ve Özbek, iki ayrı sanat pratiği alışkanlıklarına karşın, yan yana uyumlu bir dengede dururlar. Yağlı boya ve fotoğraf gibi iki kutbu temsil eden iki sanatçı, birbirlerinin sınırlarına neredeyse değmeden, üretimlerinin derinliklerini, tek başlarına ötekini uzaktan gözlemleyerek tanır. Aralarında hissedilen o yoğun bağı ise uzun diyaloglarla inşa ederler. Bu ikili serginin temelinde, tek bir yerde iç içe geçerek bir arada durmak, birbirinin sınırlarını aşmak yerine, ötekinin yöntemini, kullandığı sembolik dili keşfederek ince bir gönderme yapma hali vardır.

Murathan Özbek, özellikle son dönem serilerinde sıklıkla, sanatçının çok eski bir dostu olan performans sanatçısı Ekin Bernay’ı fotoğraflamıştır. Sanatçının fotoğraflarında, Bernay’ın kendine özgü bedensel dilini, bazen ormanın içerisinde, bazen monokrom bir fonun önünde bazen ise Kapadokya’nın büyüleyici doğal oluşumun ortasında gözlemleriz. Bu sergi için Kotan, kendi atölyesinde, Murathan Özbek’ten ona fotoğraflarından bir seçki göndermesini talep etmiştir ve bu fotoğraflardaki dili, atölyesinde tek başına kendi yöntemiyle etüt etmiştir. Ali Kotan’ın bu sergide yer alan Ekin portresinin temelinde, Kotan’ın da gündelik hayattan iyi tanıdığı, Bernay’ın o zamandan ve mekândan bağımsız duruşu onun kendi dilinde, tuvalinde yeniden figürlerinin ifadelerine yaklaşarak var olmuştur. Aynı şekilde Kotan’ın, Özbek’in fotoğraflarında gözlemlediği bir diğer tekrar, sınırlarda, boşlukta, uzakta, noktasal yalnız figürlerdir. Kotan, bu sergi için yaptığı yeni serilerinde, alışılan yakın dokulu yüzlerinin yanı sıra, Özbek’in fotoğraflarına ince bir gönderme ile bu dokuları beklenmedik çarpıcı renklerle arka planda var ederek uzaktan küçük belirsiz yalnız figürler olarak resmeder.

Murathan Özbek ise sergideki bu ikili diyaloğu, Kotan’ın atölyesine ziyaretler gerçekleştirerek açar. Sanat pratiğinin temelinde olan dostluk ve gündeliğini paylaşma duygusuyla Kotan’dan uzakta değil de, onunla vakit geçirerek, hatta onun alanında eserlerine dair düşünerek keşfeder. Özbek, Kotan’ın yağlı boya tuvallerindeki ulaşılması güç şeffaf bir perdenin arkasında dağılan yüzlerin hissini arar. Bunu Sen Yaptın I ve II’yi, Kotan’ın atölyesinin doğal ışığında, yine ressama ait olan naylonun ardında fotoğraflamıştır. Özbek, bu eserin isminde, sen’i kullanarak, küçük bir kelime oyunuyla ressamı, fotoğrafın içerisine davet ederek icracının kim olduğunu sorgular. AI kullanarak yaptığı Seni Hatalarınla Sevdim fotoğrafında ise, aynı kelime ve sorgulama oyununu bir adım daha ileriye götürerek, bu sefer yapay zekaya seslenir. Yapay zeka ile ürettiği eserlerdeki görsel dil, sanatçının kendi fotoğraflarına öyle yaklaşır ki, neredeyse sezinlenemez. Dolayısıyla Galeri Siyah Beyaz’da gerçekleşen ikili sergilerin temel sorusunu, eserlerin icracısının kim olduğuna dair bir kez daha düşündürtür.

Ali Kotan ve Murathan Özbek, bu sergi için kurguladıkları beraber yürüyüşlerinde gerçek hayatlarında yaptıkları gibi birbirlerinin sınırlarını incelikle gözetirler. Galeri mekanındaki perdeler, bu zarif çizilen aralarındaki sınırın, belirginliğini ve hafifliğini temsil eder. İki sanatçının eserleri, dokularıyla, renkleriyle, figürlerinin yalnızlıklarıyla sergide yan yana geldikleri her alanda birbirleriyle konuşurlar. Ama yalnızca tek bir yerde tam anlamıyla, siyahın üzerinde kendi yorumlarıyla beyaz bir figürü resmettikleri ve duygusal bir bağ ile Galeri Siyah Beyaz’a ithaf ettikleri diptikte buluşurlar.

“Sınır bir şeyin durduğu yer değildir (…) bir şeyin bulunuşunun başladığı yerdir.’’ Martin Heidegger