Kitap Kenarlarına Gizlenen Hikâyeler

Furkan Öztekin

Ön kenar boyama (Fore-Edge Painting), İngiliz ciltçiler tarafından geliştirilen, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanat tekniklerinden biridir. 16. yüzyılın başında kitapların birbirinden ayırt edilebilmesi için ön kenarlarına atılan küçük işaretlerle başlayan teknik, yıllar içinde çeşitli süsleme pratiklerine dönüşür. Estetik kaygılar haricinde kitapları tozdan ve yıpranmalardan da korumasıyla daha yaygın hale gelir. Kitap kenarı süsleme sanatı olarak da bilinen bu teknik, 19. yüzyılın başına kadar devamlılığını korur. Yayıncılık geliştikten sonra kitap sırtlarının isimlendirilmesi ve kütüphanelerde sırtları okunacak şekilde muhafaza edilmesiyle geçerliliğini yitirir. Bu gelişmeler sonucunda da kitap sayfalarının uçlarına işlenen meşakkatli resimler tozlu raflar arasında kaybolur.

William Shakespeare’in yıllar sonra keşfedilen 1905 tarihli bir kitabından ön kenar boyama örneği, Holy Trinity Church, Kaynak: Frederick Warne and Co. & Shakespeare Birthplace Trust (Fotoğraf: Museum Crush)

Popülerliğinin üzerinden asırlar geçse de arşiv çalışmaları ve geleneklerini sürdürmeye niyetli bir avuç insan ön kenar boyama sanatının peşini bırakmaz. Bu bağlamda Amerika’nın en büyük kütüphanelerinden Boston Halk Kütüphanesi, Albert H. Wiggin öncülüğünde oluşturulmuş 1945 tarihli geniş bir ön kenar boyama koleksiyonuna ev sahipliği yapar. Ön kenar boyama sanatının görünürlüğüne dair önemli gelişmelerden biri de hiç kuşkusuz 28 Eylül 2021 – 1 Şubat 2022 tarihlerinde İtalya’nın Çağdaş Sanat müzelerinden MACRO’da gerçekleştirilen Fore-edge Painting sergisidir. Kitap Kenarlarına Gizlenen Hikâyeler isimli bu yazı, sergideki güncel sanatçıların pratiklerinden yola çıkarak tekniğin seyrine bakmayı hedefliyor.

Fore-edge Painting Sergisinden Genel Görünüm, MACRO, 2021

Ön kenar boyama, kitabın sayfa kenarlarının mengene yardımıyla yüzey alanı genişletilerek detaylı bir şekilde boyanmasıyla gerçekleşir. Kitap üzerinde çalışmaya başlanmadan önce metin bloğu mengeneyle çok sıkı muhafaza edilir. Aksi takdirde sayfa uçlarına uygulanan suluboya, kitabın içine sızarak metne zarar verir. Teknik uygulanırken genellikle sulu boya tercih edilmesinin nedeni de yağlı boya ve akrilik gibi boyaların zamanla çatlayıp dökülmesidir. Tüm bu incelikli resim sürecinden sonra kitap mengeneden ayrılıp eski formuna kavuşur. Fakat sayfa uçlarına işlenen resim ilk bakışta görünür olmaz. Büyük bir titizlikle işlenen bu resimler, ancak kitap büküldüğünde ya da sayfaları havalandırıldığında kendini görünür kılar. 17. yüzyıl başlarındaki ön kenar boyama örneklerinde sayfa uçlarının altın tozuyla kaplanarak resimlerin gizlendiği görülür. Kenarlara uygulanan yaldız, kitabı yıpranmaktan korurken farklı açılardan bakıldığında resmi ortaya çıkarır. Dört türü olan bu teknik, kitabın kondisyonuna ya da uygulanmak istenen resmin gereksinimlerine göre farklılık gösterir. Örneğin Rönesans ressamlarından Tititan’ın (Tiziano Vecellio) kuzeni Cesare Vecellio, 16. yüzyılda kitapların ön kenarlarını tuval olarak kullanmaya başlar. Kitap kapandığında doğrudan görünür olan bu resimler, tekli ön kenar boyama (Single Fore-edge Painting) tarzının ilk örnekleridir.

Martin Frost, Kutsal Kitap, 2019 Kaynak: The Epoch Times & Lorraine Ferrier
(Fotoğraf: Foredgefrost)

Edwards of Halifax, Queen’s Binders ve John Brindley gibi İngiliz ciltçiler, 17. yüzyılda yaptıkları araştırmalar sırasında ön kenar boyama sanatını geliştirebilmek için yeni yöntemler keşfederler. Bu yöntemler, kitabın ortadan ayrıldığında farklı, baştan sona yelpaze gibi açıldığında farklı resimler oluşturabilmesini mümkün kılar. Hem değişken hem de eşsiz niteliğe sahip resimlerin izlenebilmesi için özel teşhir stantları yapılır. Bu dönemin ürünü olan ön kenar boyama eserleri, Rönesans resimlerinden referansla dini ikonografileri odağına alır. Yine dönemdeki eserlerin konuları, sipariş resim mantığında belirlenir. Kitabın konusuna ya da atmosferine yönelik resimler de yaygındır. Boston Halk Kütüphanesi’nde yer alan The Poetical Works of John Milton kitabının ön kenarına Thomas Gray’in mezarının resmedilmesi gibi bazı konuların da kitaptan tamamen bağımsız olduğu görülür. Süslemeye olan ilginin kısa sürede artmasıyla çeşitli desen ve panoramik manzaralar kitap kenarlarında işlenmeye başlar.

Ön kenar boyama sanatının yakın tarihine bakıldığında, sanatçı ve sahne tasarımcısı Martin Frost’un adına sıkça rastlarız. Günümüzde bu geleneği sürdüren nadir sanatçılardan biri olan Frost, babasının ressam kimliği sayesinde edebiyat ve sanatla iç içe bir çocukluk dönemi geçirir. Sahne tasarımcılığı üstlendiği sıralarda tiyatro dekorları için yaptığı çizimler onu ön kenarı resimleriyle tanıştırır. Bu bağlamdaki ilk eserlerini 1970 yılından itibaren üretmeye başlar. 40 yılı aşkın süredir verdiği emeklerin sonucu olarak da 2019 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından seçilen onur listesine adını yazdırır.

Martin Frost, Panaromik Manzara Örneği, 2019 Kaynak: The Epoch Times & Lorraine Ferrier
(Fotoğraf: Foredgefrost)

Martin Frost, unutulmaya yüz tutmuş olan bu mesleği yeniden hatırlatmak ve gelecek nesillere aktarmak üzere çalışmalarına hızla devam eder. Günümüzde ön kenar boyama sanatı hakkında yapılan belgesel ve arşiv çalışmalarının aranan yüzü haline gelir. Martin Frost dışında Brianna Sprague, Margaret Allport Costa ve Clare Brooksbank de bu kayıp sanatı aktif bir şekilde icra eden sanatçılar arasındadır.

Fore-edge Painting Sergisi, Bibliotheca Hertziana’dan Genel Görünüm, 2021 (Fotoğraf: MACRO)

Güncel olarak 28 Eylül 2021 – 1 Şubat 2022 tarihleri arasında İtalya’nın Roma Çağdaş Sanat Müzesi MACRO’da gerçekleşen Fore-edge Painting sergisi ön kenar boyama sanatının görünürlüğü için oldukça önemlidir. Tekniğin geçmişi ve bugünü arasında bağ kurmayı hedefleyen projede illüstrasyon ve resim pratiğine sahip sekiz uluslararası sanatçı yer alır. Alman Araştırma Enstitüsü Bibliotheca Hertziana iş birliğiyle gerçekleşen Fore-edge Painting sergisi, unutulmaya yüz tutmuş bir tekniği güncel sanatçılar aracılığıyla yeniden keşfe çıkar. Üstelik bu değerli sergi sadece steril müze duvarları arasında sıkışıp kalmaz. Barok sanatının incelenmesi için kurulan Bibliotheca Hertziana Kütüphanesi, alternatif sergi mekânı olarak kullanılır. Böylelikle sergi, güncel sanat pratiklerini tarihi bir kütüphanede sunarak bir ilki gerçekleştirir. Eserlerin sergilendiği kütüphane aynı zamanda Alman koleksiyoner Henriette Hertz’in geniş edebiyat koleksiyonuna ev sahipliği yapar. Bu odanın tavanında yer alan resimler ise İtalyan Maniyerist ressam Federico Zuccari’ye aittir. 

Sergiye katılan sanatçılar Tauba Auerbach, Kerstin Brätsch, Cansu Çakar, Enzo Cucchi, Camille Henrot, Victor Man, Andrea Salvino ve Andro Wekua kendi pratiklerinden yola çıkarak seçtiği kitapları birer sanat nesnesine dönüştürür. Yüzyıllar önce İngiliz ciltçiler tarafından geliştirilen mengeneler, kitapların ön kenarlarını görünür kılan yapılar olarak eserlere eşlik eder. Bibliotheca Hertziana’da sergilenen eserler ayaklı mengenelerle masa üstünde konumlanırken MACRO Müzesi’nde yer alan eserler ise tavan ve zeminden destek alarak havada sergilenir. Kullanılan bu farklı sergileme biçimleri, izleyiciyi mekân ile ilişkilenmeye davet eder.

Fore-edge Painting sergisinde yer alan sanatçılar arasında İzmir’de yaşayıp üreten Cansu Çakar’a rastlarız. Türkiye coğrafyasına ait imgeler, deformasyona uğramış manzaralar ve mekânsal öneriler, Cansu Çakar’ın ilk bakışta kendini ele vermeyen resimlerinin ana hattını oluşturur. Genellikle karışık teknik kullandığı çalışmalarında geleneksel Türk sanatına ait yöntemleri güncel sanat diliyle yeniden yorumlar. Bu yorumlama eleştirel sorgulamaları da beraberinde getirir elbette. Minyatür sanatının imkânlarını kendi pratiğine uyarlayan sanatçı, çizimlerinde geleneksel ifade biçimlerinin eksik yönlerini yoklar. Erkek egemen toplumda kadın olmak, geleneksel inanç sistemleri, toplum muhafazakarlığı ve bu eksenden doğan pek çok konu Cansu Çakar’ın eleştirel düzleminde kendine yer bulur.

Cansu Çakar, Cehaletin Başucu Kitabı: Uykusuzluk, Karışık Teknik, MACRO, 2021
Cansu Çakar, Cehaletin Başucu Kitabı: Uykusuzluk, Karışık Teknik, 28 Ağustos 2021
(Fotoğraf: Cansu Çakar)

Cansu Çakar’ın Fore-edge Painting sergisinde yer alan Başucu Kitapları ismini verdiği serisi de tam olarak buralarda geziniyor diyebiliriz. Sanatçı sergi için iki ciltlik bir derleme olan Gizli İlimler Hazinesi’nden yola çıkıyor. Türkiye’de eleştirel bir şekilde yaklaşılan bu kitap, İslami anonim hurafelerin dolaşıma girmesinden sonra bir araya getirilen birçok batıl formülden oluşuyor. Kitabın içeriğinde ise dualar, şifa yöntemleri, evlilik ve para gibi konular ve olası çözümleri yer alıyor. Cansu Çakar’ın Tesellinin Başucu Kitabı: Baş Ağrısı ve Cehaletin Başucu Kitabı: Uykusuzluk isimli eserleri, toplum tarafından dışlanan ve tasvip edilmeyen şeylerin dualar yardımıyla ritüellere dönüşümünü konu ediniyor. İnsanlar tarafından tiksintiyle karşılanan malzemelerin büyü ve tılsım gibi ritüeller esnasında kullanılışına dikkat çekiyor. Çakar, Gizli İlimler Hazinesi’ne yaptığı hassas müdahalelerle batıl inançlardan doğan bilgi deformasyonuna işaret ediyor. Fore-edge Painting sergisinde yer alan diğer sanatçılara baktığımızda benzer eleştirel yaklaşımları yakalamak mümkün. Sergideki bir diğer sanatçı Tauba Auerbach, bilim ve sanatın birleşiminden doğan bilgi birikimine karşı yeni yöntemler geliştirmekle ilgileniyor. Andrea Salvino, sinema tarihine ait imgeleri anonim buluntu kitapların üzerine işliyor. Andro Wekua ise Gürcü ressam Niko Pirosmani’nin sanatçı kataloglarını sembolist bir yaklaşımla yeniden hayal ediyor.

Camille Henrot, Üç Soru, Akrilik Boya, Bibliotheca Hertziana, 2021 (Fotoğraf: MACRO)

Güncel sanatın ifade biçimlerini odağına alan ve ön kenar boyama sanatına saygı duruşu niteliğindeki Fore-edge Painting sergisi aslında bize çok şey anlatıyor. Geçmişi yeniden örgütlemenin, hatırlamanın ve tarihe dokunmanın gerekliliğinden bahsediyor. Hem de bunu unutulmaya yüz tutmuş bir teknik üzerinden yapıyor. Yine aynı şekilde köklü geleneklere doğru zamanda sahip çıkmanın önemini bir kez daha vurguluyor. 

Yüzyıllar sonra ortaya çıkan arşivlere, Boston Halk Kütüphanesi’nin ilgi gören büyük koleksiyonuna, Martin Frost gibi sanat emekçilerine ve son dönemde açılan sergilere baktığımızda ön kenar boyama sanatının görünürlüğünün arttığı söylenebilir. Bu artışın önemli nedenlerinden birinin sosyal medya platformlarında paylaşılan video içerikleri olduğunu da eklemek gerekir. Çünkü genç kuşağın kitap kenarlarına gizlenen resimlere olan ilgisi tekniğin geleceği için oldukça umut vadediyor. Sadece tozlu raflardan inip gün yüzüne çıkması gereken kitaplar ve aralanacak binlerce sayfa var.

Kaynaklar:

 Shelley Kelber, Fore-Edge Gilding and Decorating, blogis librorum, 12 Ocak 2021

 John Ansley, Hidden In Plain Sight: A Brief History of Fore-Edge Painting, Hudson River Valley Institute

 Rosalind White, The Secret Art of Victorian Fore-edge Painting, The Cabinet of Curiosity, 27 Eylül 2016

 John Ansley, Hidden In Plain Sight: A Brief History of Fore-Edge Painting, Hudson River Valley Institute

 Shelley Kelber, Fore-Edge Gilding and Decorating, blogis librorum, 12 Ocak 2021

 The Public Domain Review, Collections/Images, Fore-Edge Book Paintings from the Boston Public Library, 7 Haziran 2018

 Master of a vanishing art: Martin Frost, Homo Faber, 2018 (Erişim: 01.02.2022)

 The London Gazette, Order of the British Empire, 29 Aralık 2018

 Fore-edge Painting, Sergi Kitapçığı, MACRO, 22 Eylül 2021

 Fore-edge Painting, Sergi Kitapçığı, MACRO, 22 Eylül 2021

 Cansu Çakar, Başucu Kitapları, Eser Kavramsal Metni, 2021

 Fore-edge Painting, Sergi Kitapçığı, MACRO, 22 Eylül 2021