Bursa Sanat Çalıştayı: Kent, Hafıza, Mekân

Burcu Dimili

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Sanat Çalıştayı oluşumuyla dikkatleri üzerine çekiyor. Üretim, deneyim ve paylaşım olanaklarını çoğaltarak kentte dinamik bir sanat ortamı oluşmasına katkı sağlamak ve sanatı toplumun her kesimine ulaştırmak amacıyla hayata geçirilen çalıştay, Bursa’yı bir sanat merkezi hâline getirerek gelecek nesillere ilham vermeyi öncelikleri arasına yerleştiriyor.

4-12 Şubat 2025 tarihlerini arasında, Mehmet Âkif Ersoy Kültürevi’nde gerçekleşen çalıştay sonunda ortaya çıkan üretimler 13 Şubat’ta açılan sergiyle sanatseverlerle buluştu. “Bursa Sanat Çalıştayı | 2025” sergisi, 20 Nisan 2025 tarihine dek Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Şafak Baba Pala’dan çalıştay, belediyenin kültür planlarını, gelecek etkinleri dinledik.

Bursa Sanat Çalıştayı | 2025’ten konuşarak başlamak istiyorum. Çalıştay tamamlandı ve sergi açılmak üzere. Bu projeden bahsedebilir misiniz?

Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak farklı sanat disiplinlerinde çalışmalar yürütmeyi çok önemsiyoruz. Bu çalışmalardan birisi de Bursa Sanat Çalıştayı’ydı. 4-12 Şubat tarihleri arasında düzenlenen çalıştaya 14 sanatçımız katıldı. Tarihi iki yapının birleşmesinden oluşan ve tekrar işlevlendirdiğimiz Mehmet Âkif Kültürevi, çalıştayın ana mekânıydı. Sanatçılar eserlerini genel olarak burada ürettiler. Ayrıca atölyeler de Mehmet Âkif Kültürevi’nde yapıldı.

Çalıştay fikri nasıl ortaya çıktı?

Tarihi dokusu, doğal güzellikleri, kültürel yapısıyla Bursa çok özel bir kent. Bu kentin kendine özgü değerlerini geleceğe taşırken çağdaş sanatın dinamik yapısıyla da Bursa’ya değer katacak çalışmaları desteklemeyi hedefliyoruz. Ve bu çalışmalardan biri de elbette Sanat Çalıştayı olmalıydı. Bizler ekip olarak Türkiye’den ve Bursa’dan sanatçıların kentte bir arada zaman geçirmelerini ve üretim yaparken bu kentten ve birbirlerinden beslenmelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorduk. Ve Bursa’da ortaya çıkacak eserler de bizleri heyecanlandırıyordu. Ve bu heyecanla Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Meryem Uzunoğlu hocamız ve kentimizde görsel sanatlar alanında etkinlikler ve sergiler düzenleyen sevgili Sultan Karakuş danışmanlığında yola çıktık.

Çalıştayın ana hedeflerinden biri toplum ile daha samimi bir bağ kurmak, sanatı kapsayıcı hale getirmek. Bu konuda katılımcılardan aldığınız yorumlar nasıldı, nasıl deneyimleriniz oldu?

Aslında çalıştayla çok katmanlı bir etkileşim sağlandığını düşünüyorum. Hem toplumla Bursa Kültür arasında, hem sanatçılarla Bursalılar arasında, hem Bursalılarla çağdaş sanat arasında, hem de sanatçılarla sanatçılar arasındaki bu etkileşim çok değerli. Sanatçılarla gerçekleştirdiğimiz küçük sohbetlerde sürekli dile getirdikleri konu bu oldu. Etkileşim ve kentten, mekândan, kültürden beslenerek harmanlanan üretim süreçleri… Atölye katılımcılarından çok olumlu dönüşler aldık.

Kent, mekân ve hafıza sanatçıların ana başlıkları arasında yer alıyor. Bursa bu konular için çok katmanlı ve derinlikli bir şehir. Gerçekleşen atölyelerden bahsedebilir misiniz?

Çalıştay’da kentlilikle bağ kuran çalışmalar yapmayı önemsedik. Örneğin Sinan Logie’nin yürütücülüğünde gerçekleşen, “Bursa’yı Yürümek ve Haritalamak” atölyesinde katılımcılar kenti mekân hafıza üzerinden deneyimleyip; kenti, kent kuramını ve belki de farklı yaratıcı düşünce eksenlerini açığa çıkardılar. Deneyimlerini de kâğıt düzlemine aktardılar. Eda Yıldız yürütücülüğünde çocuklarla gerçekleşen “Kentin Çocuk Hâli: Bir Varmış, Bir Yokmuş” atölyesinde de kent ve köy kavramı üzerinde duruldu. “Hayalinizdeki kentte neler olurdu?” gibi sorularla da kent kavramı ve doğa-insan ilişkisi üzerine eğlenceli bir öğrenme süreci yaşandı. Yine Çağdaş Türk resim sanatının önde gelen isimlerden ve ayrıca Bursalı olan ressam İrfan Önürmen, Bursalı genç sanatçıların portfolyolarını değerlendirdi.

Atölyeler dışında da halkla sanatçıları bir araya getirmeyi önemsedik. Bu yüzden sanatçılar çalışırken Mehmet Âkif Kültürevi’ni zaman zaman ziyaretçilere açtık. Yine mekânda sanatçı söyleşileri de düzenledik.

Çalıştayda yer alacak sanatçı seçimleri nasıl gerçekleşti? Aralarında nasıl bir diyalog kurdular?

Kent ve mekân konusunda çalışan sanatçılar arasından bir seçim yapmaya dikkat ettik. Danışmanlarımız, Bursa Kültür ekibi, Bursa’dan sanatçılarla birlikte titiz bir çalışma yürüttük. Aralarındaki diyaloğu anlatmak çok kolay değil. Hem bir ekip, hem arkadaş zaman zaman da dost olarak adlandıracağım bir ilişkiydi bize yansıyan. Sabahlara kadar çalışmaları, hatta sergi alanında birlikte sabahlamaları aralarındaki diyaloğu biraz olsun gözünüzde canlandırır sanırım.

Genç sanatçıların desteklenmesi ve sanatsal üretimin teşvik edilmesi de çalıştayın dikkat çeken yönlerindendi? Yerel ile nasıl bağlantılar kurdunuz?

Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerini de ekibe dâhil ettik. Sanatçılarla, sanat öğrencilerinin diyalog içinde olması da çok değerliydi. Birbirlerine ışık olduklarını düşünüyorum. Bursa Sanat Çalıştayı’nın önemli bir noktası da bu, karşılaşma alanı sağlamak. Umut ediyorum ki iletişimleri yıllar boyunca devam eder.

Mehmet Âkif Ersoy Kültürevi’ni de bu etkinlik vesilesiyle restorasyonun ardından ilk kez ziyaret edebiliyoruz sanırım. Yapının önemi ve bundan sonra nelere ev sahipliği yapacağından bahsedebilir misiniz?

Çalıştayın da ana başlığı olan “Kent; Hafıza, Mekân”, bu kentin kültür yöneticileri olan bizlerin de üzerinde çok düşündüğümüz ve önemsediğimiz kavramlar. Mekânlarımızın yenilenmesi, düzenlenmesi ve tekrar işlevlendirilmesi de çok önemli. Ve bu işlevlendirmeyi ilk yaptığımız yer Mehmet Âkif Kültürevi. Mekânda nasıl değişimler uyguladınız derseniz, ilk önce adını kültür merkezinden kültür evine dönüştürdük. Çünkü bizler mekânlarımızın bir ev sıcaklığında olması ve bizleri içlerine almasını önemsiyoruz. Tarihi iki evden oluşan yapının iç mekânına modern dokunuşlar yaptık. Bursa Kültür’deki genç arkadaşların çalışmaları mekânı daha dinamik bir hale getirdi. Mekânın kurumsal kimliğini Dilara Sezgin çalıştı. Onun çalışmalarıyla mekân daha da kimlik kazandı. Kültür evinde Mehmet Akif’in eserlerinden ve onunla ilgili yazılmış eserlerden oluşmuş bir kitaplık da oluşturduk. Yine güncel kitaplardan oluşan bir koleksiyon da oluşturacağız. Bursalılar bu koleksiyondan da yararlanacaklar. Yine kültür evi Kültür Fabrikası altında yürüteceğimiz atölye çalışmalarının da ilk mekânı olacak.

Bursa Büyükşehir Belediyesi yakın zamanda birçok projeye imza attı. Bursa Nâzım yılı, Fotofest ve Edebiyat Festivali bunlardan birkaçı. Bu etkinliklerden ve çalışmalarınızdan kısaca bahsetme şansınız olur mu?

Biliyorsunuz Nâzım Hikmet uzun yıllar Bursa Cezaevi’nde yattı ve en önemli eserlerini de Bursa’da yazdı. Ancak bu kentte Nâzım’ın adını taşıyan, Nâzım’ın izi olan çok az mekân ve eser vardır. Daha önce Başkanımız Mustafa Bozbey Nilüfer Belediye Başkanıyken Nâzım Hikmet Kültürevi’ni açmış, Nâzım Çınarlığı’nı oluşturmuş ve belediye binasının önüne bir Nâzım heykeli yaptırmıştık. Ancak uzun yıllar hapis yattığı kent merkezinde Nâzım’dan hiçbir iz yok ne yazık ki. Hatta yattığı Bursa Hapishanesi bile yıkıldı. Biz bu göreve başladığımızda bir yıllık süreyi (1 Haziran 2024 – 1 Haziran 2025) bir sanatçımıza adamaya karar vermiştik. Ve adayacağımız ilk isim elbette Nâzım Hikmet oldu. Ve Bursa Nâzım Hikmet yılını ilan ettik. İşte o günden bugüne kentimizde şairle ilgili bir gündem oluşturuyoruz. Farklı sanat disiplinlerinde etkinlikler yapıyor, sanat eserleri yaratımına destek oluyoruz.

Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali (Fotofest) Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bufsad ve Bursa Kent Konseyi’nin birlikte düzenlediği bir festivaldi. Biz göreve başladığımız gibi sanat etkinliklerinde sürekliliğe inandığımız için zaman kaybetmeden festivalin devamı kararını aldık. Sevgili Laleper Aytek küratörlüğünde “Şehrin İtirazı” temasıyla festivalin 14.’sünü düzenledik. Ve bir ay gibi uzun sürede kentimizde fotoğrafla ilgili sergiler, atölyeler, fotoğrafçı konuşmaları, eğitimlerle fotoğrafı gündem yaptık.

Uluslararası Bursa Edebiyat Festivali’ne gelince Bursa’da bir edebiyat festivali hemen hızla başlamalıydı. Biz de öyle yaptık. Dünyadan, Türkiye’den birçok yazar, çevirmen yayıncıyla bir araya geldik. Özellikle gençler ve çocuklar için farklı atölyeler de düzenledik. İlki olmasına rağmen çok nitelikli bir festivalin parçası olma mutluluğunu yaşadık.

Yine Bursa Oda Orkestrası’nı çok yakın zamanda kurduk. Şehir Tiyatromuzu bir müdürlük haline gelmesini de çok önemsiyoruz. Sevgili Ali Düşenkalkar’ın sanat yönetmenliğinde Bursa Şehir Tiyatrosu çalışmalarını sürdürüyor. 

Yakın gelecekte gerçekleştirmeyi planladığınız projeleriniz neler?

Yakın zamandaki etkinlik ve projelerimizin birkaçından bahsedebilirim sizlere. Kültür Fabrikası adında kültür ve sanat atölyelerini düzenleyeceğimiz bir oluşumun hazırlığı içindeyiz. Farklı sanat disiplinlerinde birçok çalışmayı Bursalılarla Kültür Fabrikası’nın altında sürdüreceğiz. Başka bir deyişle, Kültür Fabrikası sanat üretimine başlayacak önümüzdeki aylarda. Yine Mayıs 2025’te Nâzım Hikmet Sempozyumu düzenleyeceğiz. Bursa için önemli bir etkinlik olan Bursa Edebiyat Günleri’ni de “Bursa’yı Anlamak” temasıyla düzenleyeceğiz.

Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı’nın düzenlediği, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, 38. Uluslararası Karagöz Halk Dansları Yarışması ve 63. Uluslararası Bursa Festivali sanatseverlere duyurmak adına da sizlerle paylaşmak isterim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*