Top ve Tüfek: Osmanlı’nın Barut Çağı

Zeynep Cur

Geç Orta Çağ’ın en önemli iki gelişmesi barut ve matbaanın icadı. Bu iki önemli icat devletleri ve imparatorlukları, savaşma biçimleri, birbirleri arası güç ilişkilerinin yeniden kurulması gibi birçok alanda etkiledi. Gabor Agoston tarafından kaleme alının Barut, Top ve Tüfek adlı kitap bu iki önemli icattan birine dikkat çekiyor: Baruta. Yazar kitapta, Osmanlı savaş ve iktisadi tarihinin önemli konularından olan Osmanlı savaş teknolojisi ve silah mühimmat sanayisini derinlemesine inceliyor. Gabor Agoston, akademik kariyerini Tarih alanında çeşitli konularda devam ettirmiş ve günümüzde de Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Osmanlı, Balkanlar ve Ortadoğu tarihi dersleri vermekte. Yazar, kitapta ele aldığı konuya ilgi duymasını ise devrin Osmanlı askeri tarihi üzerine kaleme alınmış olağanüstü zengin bir kaynak olan, Abdülkadir Efendi’nin 17. yüzyılda yazdığı eser olarak açıklıyor.

Barut ilk olarak MS 7. veya 8. yüzyılda güherçile, kükürt ve odun kömürünün karışımı olarak Çin’de üretildi. 1280’lere geldiğimizde ise Çin’de ilk gerçek ateşli silahlar imal edildi. Söz konusu ateşli silahlar, hem ticaret sayesinde hem de Çinliler ile doğrudan karşılaşmalar sonucunda hızla yayıldı. Bu ilk ateşli silahlarda mermi namlunun ucuna tam oturuyordu ve bu özellik sayesinde barutun itme tesirinden sonuna kadar faydalanılıyordu. Ateşli silahların ortaya çıkışı ve bu silahların savaş meydanlarında kullanımı, devletlerin ve imparatorlukların savaşma biçimini toptan değiştirdi. Silahların ve mühimmatın nasıl, nereden temin edildiğine dair konular önemli hale geldi.

Osmanlılarda ise ateşli silahların ilk kullanımına dair belirtilen tarihler tartışmalıdır; tartışmaların sebebi ise Osmanlı tarih yazımından kaynaklanır. Hatırı sayılı delillere göre Osmanlıların barut ile tanışması 1380’lerde olmuş. Osmanlı’nın jeopolitik konumu ordunun kullandığı silahların revize edilmesini hızlandırmış. Yazar Agoston, kitabın büyük bir bölümünde 16. ve 17. yüzyıl Osmanlı silah ve mühimmat sanayisini inceliyor. Agoston, meselesini birçok kaynaktan referansla, haritalar ve o dönemlere ait belgelerin tablolarıyla zenginleştirerek, anlatımını da Avrupamerkezci ve oryantalist görüşlere eleştirel bir noktaya konumlamış. Osmanlı’nın askeri yönünü anlamanın Osmanlı ekonomisini daha iyi anlamayı da sağladığının, çünkü ekonomiyi canlandırabilmek için mevcut teknolojilerin iyileştirilmesi veya yenilerinin edinilmesinde önemli bir rol oynadığının da altını çizmiş.

Kitap: Giriş, beş ana bölüm ve sonuç bölümlerinden oluşuyor. Bu bölümlerde; Avrupa-Osmanlı askeri kültür melezlenmesi, Osmanlıların imal ettikleri ve kullandıkları silahların incelenmesi, Osmanlı’da güherçile ve barut imalatı ile top dökümünün incelenmesi, güherçile ve kükürt yataklarına dair genel değerlendirme, barut üretimi ve üretilen barutun niteliği, top döküm teknolojisi ve üretim kabiliyetlerinin incelenmesi ve son olarak çağdaş Osmanlı ve Avrupa askeri donanımı arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ile ilgili konuları delillerle anlatıyor. Agoston kitabın amacının, Osmanlı silah sanayisini, padişahların hangi sistem ve yöntemlerle silah ya da mühimmat tedarik ettiklerini anlamak olduğunu söylüyor. Barut, Top ve Tüfek, alana ilgi duyan herkes için bir başvuru kitabı niteliğinde. Kahraman Şakul’un özenli çevirisi ve Ketebe Yayınları etiketiyle raflarda. İyi okumalar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*