Kemal Gündüzalp
Bu yıl öykü değerlendirmelerinin on yedincisini hazırlıyorum. Dokuz yıl dergilerde yazmaya başladığım öykünün yolculuğu, başka türlü denirse öykünün kısa tarihçesi ve ilk kitaplar zamandizini sekiz yıldır burada yayımlanıyor. Böylece başlangıçtan bugüne dek ilk öykü kitaplar zamandizini de gittikçe genişliyor ve büyüyor. Yani 173 yıllık (1852-2025) tüm ilk öykü kitapları listelenmiş durumda. Ayrıca, 2009-2025 yılları arasındaki on yedi yıllık yeni öykü kitapları toplamı da bununla birlikte kayda girmiş oluyor.
2021 yılında ekonomik sıkıntılara, döviz artışı ve kâğıt sorununa karşın öykünün susmadığını ve her yıl artarak çoğaldığını belirtmiştim. Çünkü o yıl öykünün nicel anlamda doruk yılı oldu. Şu anki veriler bunu gösteriyor: 2021 yılında yayımlanan ilk ve yeni öykü kitapları toplamı 759 olmuştu. Bu sayı son üç yılda aşılabilmiş değil. Bu yıl sayının önceki yıllara göre düşeceğini düşünmüştüm, yanılmışım: Geçmiş tüm yıllara göre en çok öykü kitabının (912 kitap) yayımlandığı yıl oldu 2025. Buna karşın öykü bir ana tür olarak varlığını iyiden iyiye belirginleştiriyor. Başka deyişle öykü hâlâ direniyor ve yılmayacak gibi de görünüyor. Yani öykünün sayılarla bir sınavı söz konusu. İşte asıl sorun burada: Bu nicelikten nasıl bir nitelik sıçramasının ortaya çıktığı. Sayılar bunun göstergesi olamaz tek başına.
Ancak niceliğin her zaman nitelik anlamına gelmediği de bilinen bir şeydir. Özellikle ilk kitapların çoğu büyük ölçüde “paralı” yayınevlerince basılıyor. Yani parasını veren öyküsünü kitaplaştırabiliyor. Bu durum artarak sürüyor. Geçen yıl son güncellemelere göre 751 ilk ve yeni öykü kitabı yayımlanmıştı. Bu sayının öykü tarihçesi içinde bu yıla kadar en yüksek rakam olan 2021 yılındaki sayıya göre yalnızca 8 kitap daha az olduğunu belirtmeliyim. Bu yıl ise önceki yıla göre 161 kitaplık bir artış görünüyor: 912 kitap. Bu sayı önceki tüm yıllardan fazladır. Bu gidişle gelecek yıl 1000 kitaba ulaşılma olasılığı yüksektir. Veriler dikkate alındığında ulaşmasının ötesinde aşması bile mümkündür. Çünkü Ocak 2026 içinde 100 kitap yayımlandı bile!
On altı yıl boyunca yaptığım bu değerlendirmeleri yine öykünün durumunun bazı sayısal veriler ve saptamalar düzeyinde genel çizgileriyle netleştirilmesi amacıyla, önceki yıllarla karşılaştırabilmek açısından, on dört yıl (2009-2022) toplamı ile son dört yılın görülebilmesi için aşağıda bir çizelge sunulacaktır.
Çizelgedeki veriler önceki yıllara ilişkin bilgileri gösterme ereğiyle sunulmuştur. Çizelgede on dört yıl (2009-2022) toplam olarak gösterilmiştir. Elbette bu çizelge sürekli güncelleniyor. Çizelgedeki bilgiler yalnızca ilk ve yeni öykü kitaplarıyla sınırlıdır. Saptamalarıma göre bu yıl yayımlanan ilk öykü kitapları önceki tüm yıllardan fazla olmuştur: 605 ilk öykü kitabı. Yeni öykü kitaplarında da önceki tüm yıllardan fazla çıkmıştır: 307 yeni öykü kitabı. Genel toplamda ise, 2024 yılına göre 161 kitaplık bir artış söz konusudur.
Veriler incelendiğinde bu yıl ilk öykü kitabı (605 kitap) yayımı yeni öykü kitabının (307 kitap) iki katına çok yakındır. Böylece bu yıl yazın dünyasına 605 yeni öykücü katılmış oluyor! Bu durumda 173 yıllık (1852-2025) süreçte Türkiye öykü serüveninde, öykü kitabı yayımlanmış yazar sayısı çok küçük bir hata payıyla 7.042 yazara ulaşmış görünüyor. Bu da şu anlama geliyor: 1850’li yıllarda yalnızca bir ilk öykü kitabı yayımlanmışken (1860’lı yıllarda ilk öykü kitabı yayımlanamamıştır). 2025 yılında 605 ilk öykü kitabı yayımlanmıştır. Bunları karşılaştırmak bile mümkün değildir. Aslında bu konunun ülke nüfusu bağlamında ve okur yazarlık, eğitim durumu vb. ölçütlerle işin uzmanlarınca değerlendirilmesi ne kadar ilginç olurdu. Hatta başka ülkelerle karşılaştırılması da yapılabilir.
Belirtildiği gibi 2025 yılında toplam ilk ve yeni öykü kitabı 912’ye ulaşmıştır. 2025 yılının öykü kitaplarına gelince: Kitap sıralaması daha önce olduğu gibi yine yayınevlerinin yayımladığı ilk ve yeni öykü kitapları toplam sayısına göre alfabetik olarak yapılacaktır. Bu yıl dikkati çeken bir konu da şudur: Önceki yıla göre daha çok yayınevi, oransal olarak daha az kitap yayımlamıştır. Büyük küçük 266 yayınevi toplamda 912 kitap yayımlamışken, yayınevi başına yaklaşık olarak 3,4 kitap düşmektedir.
Bu çerçeveden bakıldığında 2025 yılında en çok öykü kitabı yayımlayan yayınevleri arasında 115 kitapla (geçen yılın neredeyse iki katı, 59 kitap fazla) KDY başı çekmektedir. Demek parayı verince insanlar kendi kitaplarını yayımlayabiliyorlar. Buna ne denebilir ki? Bence ilk, hatta ikinci kitap için hiçbir sakıncası yoktur. Öykünün sayılarla sınavı derken aslında bunu imlemek istemiştim. Bu sayının çokluğu neyin göstergesi olabilir, üzerinde düşünmek gerekiyor bence. İkinci sırada ise 35 (geçen yıldan 2 fazla) kitapla yine Mythos Yayınları yer alıyor. Üçüncü sırada 23 kitapla Şule Yayınları geliyor. Alakarga 22 kitapla dördüncü sırada yer alırken, Klaros 18 kitapla beşinci sırada kalıyor.
Vova 16, Edebiyatist 15, Hece, İzan, Mahal, Metinlerarası ve Zet 13’er, Çınaraltı, Çıra, İletişim, Lando 12’şer, Parma ve Uzam 10’ar kitap yayımlamışlardır. Kutlu 9, Mask, Şey 8’er, Artshop, Banliyö, Cinius, Everest, Son Adım, Son Çağ, SRC, Tunç, Vapur, Yason 7’şer; Armoni, Dorlion, Gece, Gülnar, Günce, Kitap Ağacı, Ötüken 6’şar, Alaska, Ares, Düşbaz, Herdem, İz, Ketebe, Kırmızı Çatı, Odessa 5’er kitap; A7 Kitap, Akıl Fikir, Aysima, Biz, Can, Dergâh, Eflatun, Fabrik, Kalyora, Kırmızı Kalem, KMD, Loras, MST, Notos, Sel, Vaveyla, Yitik Ülke 4’er kitap; Ahenk, Alkali, Ayrıkotu, Bilgi, Cenevre, Cumhuriyet, DLS, Düş Kurguları, Edisyon, Eftalya, Eksik Parça, h2o, Hiçbişey, İthaki, Kanguru, Kitap Otağı, Matruşka, Od, Okur, Ozan, Servet, Sinada, Vacilando, Yapı Kredi 3’er kitap ve Ağustos Böceği, Almina, Atakar, Babek, Defne, Dipnot, Ekinoks, Ender Şeyler, Epona, Erda, Evrensel Kültür, Favori, Göl, Hazeran, İnsan ve Hayat, Kalem Lügat, Karizma Liz, MBK, Mevsimler, Mona, Mondes, Motto, Muhtelif, Potkal, PSÖ, Remzi, Sakin, Sarmal, Sözcükler, Tılsım, Us, Vesta, 24 Yayınları 2’şer kitap yayımlamışlardır.
Önceki yıllarda olduğu gibi, 2025 yılında da öyküye verdikleri önem açısından birer kitap yayımlayan yayınevleri de şöyle sıralanabilir: Akçağ, Aleni, Alden, Altın, Altın Yunus, Anadolu Ay, Anatolia, Anima, Arete, Arkhe, Artos, Az Kitap, Babıali, Başlık, Belge, Bengisu, Bengü, Beyan, Bilge Kültür, Bilge Tonyukuk, Bilgekut, Birinci, Boğaziçi, Cevahir, Çolpan, Deka, Destek, Dikkat Atölyesi, Doğu, Doruk, Dört Mevsim, Drama, Dünya Kültür, Düş Sözcükleri, Efil, Efsus, El, Emre, Espas, Eva, Ey, Fihrist, Fortunato, Galeati, Gayri Nizami, Gerekli, Germen, Gita, Görmek, Grius, Gufo, Hayal, Hayat Özlem Kayalı, Hema, İBK, 2E, İmbik, İleri, İnkılâp, İzdiham, Kadran, Kaktüs, Kanon, Karahan, Karina, Kent, 40 Kitap, Kırk, Kırmızı Kedi, Kıyam, Kil, Kitap Müptelası, Kitapmatik, Koç, Kora, Kömen, Kripto, Kutu, Kuytu, Kültür Ajans, Lil, Ludena, Mahlas, Manos, Masa, Mavi Nefes, MCK, Mecaz, Memphis, Metis, Mimas, Mirhan, Mitos, Mitosera, Nando, Nesil, Nika, Nitelik, Nobel, Oğlak, OKB, Olisipo, Otağ, Özlü, P Kitap, Panama, Paradigma, Paris, Patara, Phoenix, Pınar, Platanus Publishing, Platon, Polemik, Pozitif, Pratfall, Raven, Ritim, Sahi, Sama, Scala, Sınırsız, SİA, Sidera, Sitav, Sole, Su, Tavoos, Telos, Temmuz, The Kitap, TK Kitap, Toplumsal, Totem, Tün, UGİ, Vagon, Varlık, Virgül, Yaka, Yakın, Yazılama, Yazşader, Yenirenk, Yeni İnsan, Zin Yayınları.
Burada daha önce değindiğim bir konuyu açıklamalıyım: Kuşkusuz yayımlanan her kitabı görme ve okuma şansım yok. Önemli olan yayımlanan öykü kitaplarını kayıt altına almaktır. Bu nedenle zorunlu durumlarda pek de ilgili olmadığım internet ortamında bazen tür ve baskı açısından tarama yapmak durumunda kalıyorum. Burada karşılaştığım birinci sıkıntı şudur: Birçok yayınevi yayımladıkları kitapların türünü kapağa yazmıyor ya da anlayamadığım nedenlerle bundan kaçınıyor. Örneğin kapakta “edebiyat” ya da “çağdaş” yazmak, türün anlaşılabilmesi açısından hiçbir şey anlatmıyor. İletişim Yayınları bir ara tür belirtmiyordu, son zamanlarda kapaklara “öykü” yazmakla doğru bir iş yapmış oldu. Benzer bir durum da bazı satış sitelerindeki özensizliktir. Örneğin D&R neredeyse her kitap için, kapağında öykü yazılanları bile ‘roman’ diye niteliyor. Kitapyurdu ise genelde her anlatı kitabına “hikâye” diyor. Birçoğu da basım tarihini belirtmiyor. Bu gibi nedenlerle bazen bir kitabı birçok yerden “test” ederek, sağlamasını yaparak, türünü ve baskı tarihini doğrulamak zorunda kalıyorum. Belki sırf bu nedenle listeye alınamayanlar da oluyordur.
Aşağıdaki çizelgede görüleceği üzere yayımlanan 912 öykü kitabının üçte ikisine yakını (605’i) ilk öykü kitabıdır. Önceki yıllarda da belirttiğim gibi, bu yazılara başladığım yıldan beri dikkatimi çeken bir şey de şu oluyor: Her yıl mutlaka birkaç ozanın ilk ya da yeni öykü kitabı yayımlanıyor. Son yıllarda ozanlar da öykü yazmaya başladılar. Ozanların öyküye yönelmesini olumlu görüyorum. Bu yıl da önceki yıllara göre daha az olmakla birlikte, saptayabildiğim kadarıyla yedi ozanın öykü kitapları yayımlandı: Ozan olarak tanınan Ahmet Günbaş (Unutma Yarışı), Betül Tarıman (At Kadar Hırçın Geyik Kadar Yabani), Kemal Gündüzalp (3 kitap: Kırgın Bir Uzun Rüya-uö, Küskün Yarım Kalmış Yolculuk-uö, Kasabada Bir Gün ve Öteki Öyküler), Muzaffer Kale (Dönüşte Yağmura Yakalandık), Oktay Taftalı (İyilik ve Hiçlik), Roni Margulies (Çok Şeker Armud) ve Selami Karabulut (Rüya Albümü), yeni öykü kitapları yayımlanan ozanlar. İlk kitap yayımlayanlar arasında şiir yazanlar varsa da ben bilmiyorum.
İlk öykü kitaplarını yayımlayan yazarların çok büyük bir bölümünü tanımadığımı ve birçoğunun adını ilk kez duyduğumu itiraf etmeliyim. Bu bakımdan onca kitaba karşın çok fazla dikkatimi çeken yazar da olmadı ne yazık ki. Çünkü dergilerde göremediklerimi tanıma şansım yok gibi. Galiba artık yeni yazarlar oralardan geçmiyor ya da geçmek istemiyor. Bana kalırsa bu ciddi bir eksikliktir. Kim ne derse desin her genç yazar kendini oralarda sınamalıdır.
Şimdi de alfabetik sırayla bir biçimde tanıdığım ve dikkatimi çeken bazı yeni ve genç yazarları anarak herkesin emeğinin önemli ve okunmaya değer olduğunu belirtmeliyim: Aslı E. Şeran (Öte Yaka Fırtına), Ayla Küçük (Yalnız Yollar Söylencesi), Ayşe Burçak (Aşklar ve Hayaletler), Ayşe Nilay Özkan (Münzevi Sesler Korosu), Başak Arslan (Sardunyalar Güneşe Bayılır), Dilan Özdemir (Buluttan Hafif Buğudan Ağır), Emel Şentürk Kaya (Oysa Kendinden Kaçamazdın), Erkut Özal (Iskarta), Filiz Leloğlu Oskay (An Geçer Gölgesi Kalır), Güven Baykan (Yarım Kalan Fısıltılar), İrem Üreten (Saat Yönünün Tersine), Mesut Barış Övün (Neyse ki Günler Uzadı), Ş. Burak Çelik (Zaman Artığı) ve Yelina Tayfur (Dünyadan Sonra Bir Yer).
Şu iki ilk kitap da ilginç olmalıdır: Yazın tarihçiliği ve eleştirileriyle tanınan, çocuk kitapları da yayımlamış Kemal Bek (Olağanüstü Dünya) ile yine çeşitli kitapları ve romanlarıyla bilinen Rıza Zelyut’un (Elimi Tut Anne) ilk öykü kitapları. Oyuncu Songül Öden de (#eşrefimahlukat) ilk öykü kitabı yayımlananlar arasında yer aldı. Burada adını anamadığım öteki yazarların kitapları için ilişikteki listeye bakılmalıdır.
Yayımlanan Öykü Kitapları Bakımından On Dört + Son Üç Yılın Sayısal Olarak Karşılaştırılması
(2009-2022/2025)
| Kitaplar | Yıllar | ||||
| 2009-2022 | 2023 | 2024 | 2025 | ||
| İlk Öykü K. | 3.994 | 448 | 487 | 605 | Yeni yazar sayısı |
| Yeni Öykü K. | 2.214 | 240 | 264 | 307 | Yeni kitap sayısı |
| Toplam K. | 6.208 | 688 | 751 | 912 | |
2025 yılında yayımlanan bazı ilk öykü kitaplarını kısaca andıktan sonra, yeni kitaplara geçebiliriz. Yeni kitap yayımlayan çok yazar var. Doğrusu bazılarını atlamak çok zor olacak. Tamamı için ilişikteki listeye bakılabilir. O yüzden olabildiğince en azından bazılarının kitaplarını anmak gerekiyor. Öncelikle usta ya da eski yazarlardan başlamalıyım: Füruzan’ın ölümünden sonra yeni öykülerinin (Geceyarısı Mavisi) yayımlanması hoş bir sürpriz sayılmalıdır. Aynı biçimde yine ölümünden sonra Celil Oker’in polisiye öyküleri de (Haliç Manzaralı Cinayet) yayımlandı. Yine ölümünden sonra Yıldız İncesu’nun da yeni öykü kitabının (Fethiye’nin Düğünü) yayımlanması bir değerbilirlik örneği olarak anılmalıdır. Ayrıca Ali Balkız (Bir Dalda İki Elma), Cemil Kavukçu (Karanlığın Rengi) ve Kemal Gündüzalp’in üç yeni öykü kitabı da yayımlandı. Uzun sayılabilecek bir aradan sonra Gülseren Ünsün Engin de yeni kitap (Çıngıraklı Şerife) yayımladı.
On yedi yıldır öykü konusunda başkalarıyla ilgili yazan bir kişi olarak kendisiyle ilgili bir iki cümle yazılması umarım yadırganmaz ve hoş görülür. Evet, çocuk öyküleri dışında geçen yıl yayımlanan beşinci öykü kitabı Nadya’nın Treni adlı kitabıyla 2025 Yılı Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü alan Kemal Gündüzalp’in yeni öykü kitabı (Kasabada Bir Gün ve Öteki Öyküler) dışında, Kırgın Bir Uzun Rüya (uö) ve yedi uzun öyküden (novelladan) oluşan ve hepsi birbirine değen ikinci uzun öykü kitabı da bu yıl yayımlandı: Küskün Yarım Kalmış Yolculuk. Bu arada aynı ödülü paylaştığı Neşe Koçak’ı da (Kaybolduğum Şehirler-2024) anmak gerekiyor.
Bunların dışında dikkati çeken öteki bazı yazarların yeni öykü kitaplarını da alfabetik olarak şöyle sıralamak mümkün: Abdullah Harmancı (Burada Değilse Nerede?), Aslıhan Duman (Güneşin Işınlarını Beklerken), Ayşe Bağcivan (Pencerelerinden Dünya Sarkardı), Ayşegül Bayar (P), Bayram Sarı (Kerberos), Betül Fırat (Pinhani Öyküler), Buket Arbatlı (Korkunun Kıyılarında), Cemal Şakar (Eriyen Karlar), Çiler İlhan (Barıştıralım Sizi), Dilek Karaaslan (Hayatımızın En Uzun Kışı), Ela Kiçik (Kovulduklarıyla Kalanlar), Erdinç Gültekin (Arıza Var), Ertuğ Uçar (İstanbulin), Eyüp Aygün Taşyir (Üç), Fadime Uslu (Bir Kıyıda), Fatih Özgüven (Hiç Niyetim Yoktu), Gökhan Yılmaz (Tüm Müdahalelere Rağmen), Hâle Sert (Kuşlar ve Geçmeyen Şeyler), Hatice Sönmez Kaya (Flamingoların Ağıtı), Hüseyin Akyüz (Eski Bir Pişmanlığa Dönüş Notları), Jan Devrim (Arifiye’de Kuşlar), Meliha Akay (Dolunayın Çocukları), Melisa Kesmez (Çiçeklenmeler-uö), Meral Afacan Bayrak (Biz Hep Çiçek Açarken), Merih Günay (Neriman-uö), Mihriban İnan Karatepe (Daha Güvercin), Muazzez Çörtelek (Bulutuyla Dolaşan Kadın), Ömer Faruk Dönmez (Son Ekspres), Özlem Dikeçligil (Karanlığın İcadı), Öznur Unat (Bizans Kapısı Çin Büyüsü), Remzi Karabulut (Dokumacı Kuşlar), Saliha Yadigâr (Zinhak), Seyit Göktepe (Son Harfin Kalbine), Şenol Karadeniz (Saklı Gölgeler Atlası), Ülkü Yalım Günay (Küçüktüm Ufacıktım), Vildan Külahlı Tanış (Civarda Kaybolanlar), Yıldız Ramazanoğlu (Geçip Giden Şeyler) ve Zeynep Eşin (Böyle Uğuldar Ağaç) yeni kitaplarını yayımlayan yazarlar oldular.
Genellikle genç-yeni yazarlarla kadın yazarların daha çok öykü yazdığı söylenir. Elbette genç bir yazarın öykü yazması anlaşılabilir bir durumdur. Bu çalışmaya başladığım yıldan beri, hem ilk hem de yeni kitaplarda erkek yazarlar çoğunluktaydı. 2016 yılında ilk kitaplarda kadın yazarlar erkek yazarlara yakınken, yeni kitaplarda fark erkek yazarlar adına açılıyordu. Bu yıl da yeni kitaplarda kadın yazarlar yine azınlıkta kalıyorlar, yarısından az (212-95). Ancak ilk kitaplarda hiç de az sayılmazlar (340-265). Toplamda (552-360) ise erkek yazarların yarısından daha fazla görünüyorlar.
Bir gelenek oldu benim için, yineliyorum: Yazıda ‘genel değerlendirme’ denmesine karşın, burada yapılan bir yıllık döküm, saptama ve listeleme çabasının birincil derecede yazınsal bir kaygısı yoktur. Daha çok “öykünün yolculuğu”nda ilk kitaplar zamandizinine bir ek sayılmalıdır. Yıllık öykü çalışmasını merak edenler ve ilgilenenler için bu toplu değerlendirmenin ekinde saptanabilen tüm kitapların listeleri ilişikte sunulmuştur.
Didim, 7 Ocak 2026
Ek-2025 Yılında Yayımlanan Öykü Kitapları
2025 YILINDA YAYIMLANAN ÖYKÜ KİTAPLARI



















