.

Dünya Yedi Parçadan Oluşur

tangram-kedı-hep-kıtap-tas-kagıt-makas

Burcu Yılmaz

Durmadan oynamaktan kendimi alamadığım, beni hayli gevşeten ve “işte pek çok şey bu kadar basit” dediğim bir kitaptan söz edeceğim size: Tangram Kedi.

Yedi parçalı Çin zekâ oyunu tangram kullanılarak kurgulanmış bir kitap Tangram Kedi. Bu yedi parça beş üçgen, bir kare ve bir paralelkenardan oluşuyor. Bu yedi parçanın yedi gezegeni temsil ettiği söyleniyormuş. Biraz araştırırsanız tangamla ilgili daha ilginç bilgilere de ulaşacaksınız. Başka kadınları ve çocukları eğlendirmek için ortaya çıktığı, erkekler tarafından da benimsenene dek ciddiye alınmadığı düşünülüyormuş mesela. Çözümü zor tangram bulmacalarıyla karşılaşana dek onlar da benim gibi yedi parçadan ne olur ki, diye mi düşündü acaba? Fakat kitap ilerledikçe en karmaşık şeylerin bile çok basit parçalardan oluşabileceğini görüyorsunuz ve bu bir tür rahatlık da veriyor. “Bunu ben de yaparım” belki de sahiden mümkün bir düşünceyi yansıtıyordur! Zira yedi parçayla insan kendini bile yapabiliyorsa neden daha fazlası mümkün olmasın?

Parçalar bir araya geldiğinde kare şeklini alan bir yapbozla başlayan kurgu önce bir kediye hayat veriyor. Ve daha en baştan diyor ki anlatıcı, “Yapbozun sadece yedi parçası var. Yedi! Bununla ne istersem yapabileceğimi söylediler.” Vay be, diyerek kitaba başlıyorum ben de. Onun gibi yapacak bir şeyim olmadığından yapbozun ilk eseri kediye bakıp düşünüyorum; daha ne kadarı yapılabilir ki? Hikâye ilerledikçe kediye bir ev, bir balık, başka bir kedi, sonra bir köpek, bir timsah, bir boğa, bir dinozor, kuşlar katılıyor. Böyle böyle devam ediyor ve sonunda anlatıcı kendini bile oluşturuyor bu yedi parçayla. Sadece yedi parçayla türlü türlü şey yaparken bir hikâye de hayat buluyor. İşte basit olanın övgüsü! Ve işte önce yazıp sonra çizmek yerine, tam tersi bir yöntemle kurgulanan bir hikâye size! Metnin ve çizimlerin eşzamanlı kurgulandığı bir hikâye demek daha doğru olur belki de. Öte yandan, kitabın içinde yapboz parçaları sayesinde okura da bütün karakterleri yaratma şansı veriyor ve onu da kurgunun bir parçası haline getiriyor. Kitabın sonunda kendini yaratan anlatıcı belki de okurdur aslında ve bu da okura yeni bir hikâye yaratma ehliyeti veriyordur.

Bir şeyi çok basit biçimde ifade edebilecekken ağdalı, anlaşılmaz cümleler kurmanın komikliği geliyor aklıma. Sonra tekniğe boğulan, karmakarışık çizimler… Tangram Kedi’ye bakıp bunları düşününce bir gülme tutuyor beni. Sadeliğin, basit olanın gücüne bir kez daha hayran kalıyorum. Ve bu basitliğin dünyanın belki de her yanında, her unsurunda var olduğunu düşünüyorum. İçim rahatlıyor. Parçaları bir araya getirirsek hepimiz her şeyi yapabilir miyiz aslında? Sanırım evet. Zira karmaşık olandaki basitliği çözünce, o parçalar geri kalan her şeyi yapmaya olanak veriyor.

Tangram Kedi ve aslında tangram, okuru parçaları bir araya getirmenin heyecanıyla eğlendirmesi bir yana, onu yukarıda değindiğim basitlik üzerine düşündürürken pek çok başka kapı da aralıyor. Ben biraz daha ileri gidip bu basitliği insan ilişkileri üzerinden de okuyorum hatta. Parçaların hepsinin belli olduğu bir dünya ve ilişkiler ağı içinde yaşarken bu parçaları anlamlı şekiller oluşturacak biçimde bir araya getirmek yerine onları ya dağıtıyoruz ya da öylece bir kenarda unutuyoruz ve işin içinden çıkılmaz bir hale getiriyoruz her şeyi. Oysa sadece yedi parçayla bir dünya kurulur. Tanrı yedi günün her birinde bir parça yaratmış ve ortaya tangram çıkmış gibi.

Resimli kitapların, çocuk kitaplarının yaşsızlığına inanan biri olsam da, hâkim yaklaşımı bildiğimden şunu söyleme ihtiyacı duyuyorum: Tangram Kedi’nin sadece çocukların değil, yetişkinlerin de zevk alabileceği bir kitap. Bir yandan türlü türlü karakter oluştururken bir yandan yukarıda değindiğim basitlik üzerine düşünebilirsiniz. Kitapların insanlara yaratma cesareti aşılamasına bayılıyorum, hele bunun aslında ne kadar basit olabileceğini gösterdiklerinde. Tangram Kedi’yi sadece okuyup geçmektense kurguya somut olarak katılacağınız için zihninizden ziyade elleriniz de işin içinde olacak. Hayal gücü ve eller iş başına!

Tangram Kedi, Yazan: Maranke Rinck, Resimleyen: Martin van der Linden, Çevirmen: Lale Şimşek Çalışkan, Türkçe yayım editörü: Bade Baran, Hep Kitap, 2023.