.

Çatlak Bir Tabak Gibi Hissetmek

scott-fıtzgerald-catlak-ketebe-yayınları-mınyatur-serısı

Tugay Kaban

F. Scott Fitzgerald’ın Çatlak isimli hacim olarak az fakat anlam olarak yoğun eseri, Ketebe Yayınları’nın Minyatür serisinden, İrem Uzunhasanoğlu’nun çevirisi ile yayımlandı.

Kimilerine göre Amerikalı en büyük yazar olan Fitzgerald, bu kitapta yer alan üç makaleyi (Çatlak – Yapıştırma – Özenle Bakmak) 1936 yılında Esquire Dergisi’nde yayımladı. Bu makaleler, Wall Street’teki çöküşün ve 1930 yılında şizofreni teşhisi konan ve sürekli bir klinik ile başka bir klinik arasında mekik dokuyan eşi Zelda’nın hastalığının nihayetinde, içine düştüğü yoğun bir depresyon döneminde yazılmıştır.

Caz Çağı’nın bittiğini gösteren emareler ışığında Fitzgerald, ailevi ve şahsi bir kriz içerisinde debeleniyordu. Esquire’de yayımlanan bu makaleler, yazarın umutsuzluğunu imleyen çığlıklardı aslında.

Fitzgerald artık ihtişamlarının doruklarındaki çiftlerin göz kamaştırıcı akşamlarını anlatmıyordu. Bu makalelerini yayımladıktan dört yıl sonra, Hollywood’da senarist olarak çalıştığı sırada, yoksulluk içerisinde öldü.

Fitzgerald, Caz Çağı’nın sembolüydü. Her ne kadar kendini partilerde yaşatan ve alkolün kölelerinden biri gibi göstermiş olsa da insanlara -yakın arkadaşı Hemingway de dâhil olmak üzere, çevresindeki çoğu kimse, ortaya çıkan bütün durumlardan dolayı Scoot’u suçlu buluyordu- bu üç kısa makale ile hem ne derece sert ve dürüst hem de sağlam bir kalem olduğunu ispatlıyordu.

Fitzgerald her ne kadar yaşarken övülmüş olsa da eserleri asıl ününü ölümünden sonra yakaladı. T. S. Eliot bir mektubunda Muhteşem Gatsby’i üç-dört kez okuduğunu itiraf eder.

Çatlak, bir anlık bir farkındalığın eseri olarak da görülebilir. Büyük bir yazarın, kendini aslında “çatlak bir tabak” olarak görmesinin itirafıdır. Bir insanın, “meğer bütün hayatım başarısızlıklarla bezenmiş” demesi, bana, ciddi bir muhasebenin neticesi olarak görünüyor. Romanlarındaki, zarafet ve yürek parçalayan olarak tarif edilebilecek atmosferin, Çatlak isimli eserde de rahatlıkla görüldüğünü söyleyebiliriz. Çöküşler, belki onları yaşayanlara birçok şeyin geç kalındığını gösterebilir fakat yaşayanların, yazılanları okuyarak yarar sağlayacakları şeyler bulacakları muhakkak.

Özellikle yazar olmak ile şöhret kazanmak arasındaki bağlantılar üzerine düşünen insanların, Çatlak isimli eseri dikkatle okumaları gerektiğini düşünüyorum. Çatlak, bir bakıma Fitzgerald’ın yazarlar için yazdığı bir vasiyetname olarak da anılabilir.