.

Annie Ernaux’un Külliyatına Giriş: “Bir Kadın” Romanı Üzerine

annıe-ernaux-bır-kadın-can-yayınları-yasar-avunc

Melike Sönmezer

Annie, 2022 Nobel edebiyat ödülünü kazanmasıyla edebiyat dünyasındaki yerini daha da sağlamlaştırmış güncel yazarlardan biridir. 1940 yılında dünyaya gelen Ernaux   Normandiya’da çocukluğunu geçirdi. Kapalı bir sosyal çevrede işçi sınıfına ait sosyo-kültürel ortamda büyüyen Ernaux; yaşamındaki kişisel bellek, toplumsal hafıza, kadın, cinsellik gibi birçok unsuru eserlerinde işlemektedir.

İlk baskısını Fransa’da 1987 yılında yapan Bir Kadın romanı bizim edebiyat dünyamıza Can yayınları bünyesinde 2023 yılında Yaşar Avunç tarafından çevrilmesiyle kazandırılmıştır.

Benim yazarla tanışmamı sağlayan bu eser; tuhaf bir rastlantılar sarmalında, uzun bir yolculuğuma eşlik etti. Roman Annie’nin annesini kaybettiği 7 Nisan tarihindeki ölümü ile başlıyor. Romanı tam 7 Nisan 2024’te okumaya başlamam hoş bir rastlantı oldu.

Yapyalın bir dili, insanı yormayan bir kurgusu olan roman -bence tam olarak roman sayılmaz- Annie’nin annesiyle olan ilişkisi, annesinin kendi annesiyle olan ilişkisi ve arka planda akan II. Dünya Savaşı’nın küçük dünyalarındaki yansımalarını anlatıyor. Anı/kurgu diyebileceğimiz bu roman hiç görmediğim Normandiya’da beni keşfe çıkarıyor.

Değişen dünya düzeni her nasılsa anne ve kızların arasındaki o ince sızıyı roman boyunca hissettiriyor. Eğer sizin de anneniz ve/veya kızınızla inişli çıkışlı ilişki düzeniniz olduysa roman boyunca birçok duyguyu yeniden hissedecek, duygularınız tetiklenecektir.

Annie’nin annesi onun okuması, kendi ayakları üzerinde durması için elinden geleni yapmış hep destek olmuştur. Fakat eril dünya düzenindeki o koruyucu içgüdü, ‘iffet’ kaygısı hep anne-kız ilişkisinde bir çatışma unsuru barındırmıştır. Coğrafyaların değişimi,  takvimlerin ilerleyişi maalesef eril tahakkümün; kız çocukları, yetişkin kadınlar üzerindeki baskıyı farklı formlarda yeniden üretilmesine engel değildir.

Annie’nin anneannesi, dedesinin erken ölümünün ardından eril tahakkümünü çocuklarına karşı arttırmıştır. Böyle bir ortamda büyüyen Annie’nin annesi, Annie’ye farklı bir annelik modeli sunamamış.

Fabrikada işçilik yapan yoksul anne, her daim iffetini korumuş, küçük kasabadaki yaşamı boyunca tek bildiği ‘iffetli işçi kadın olma’ ilkesini kızına ve hatta torununa miras bırakmıştır.

“Ancak toplumsal yaşamın özünün kişiler hakkında olabildiğince çok şey öğrenmek olduğu, kadınların davranışları üzerinde sürekli ve doğal gözetim uygulandığı bir dönemde ve küçük bir kasabada ‘gençliğin tadını çıkarma’ isteğiyle ‘parmakla gösterilme’ kaygısı arasında kalmak işten bile değilmiş.” (S.23)

Zincirleme ilerleyen anne-kız ilişkisi, her birimizin hikâyesi.

“Büyükbabam iriyarı, yumuşak başlı bir adammış; elli yaşında kalp krizinden ölmüş. Annem o zaman on üç yaşındaymış ve babasını çok severmiş. Dul kalan büyükannem daha da sertleşmiş, her daim tetikteymiş. (Korkutucu iki imge: erkekler için hapishane, kızlar için gayrimeşru çocuk.)…” (S. 19)

Bu satırların evrensel birer korku cehennemin sarmalını hatırlatıyor bizlere. Roman boyunca yas süreciyle başa çıktığı ya da çıkamadığı duyguları birer ayna halinde anlatan Ernaux, hissettiği duyguları da annesiyle olan ilişkisini yazmasının da onun için ne derece zor olduğunu okuyucularıyla paylaşmaktan geri durmuyor.

Ergenlik dönemine ait tüm hislerini şöyle özetliyor:

“Ergenlik isyanım, ailem burjuvaymış gibi romantizm kokuyordu.” (S.41)

Anne- babasının evlilik ilişkileri, annesinin bir bakkal dükkânından öğrendikleri, Annie’nin evlenip büyük bir şehre taşınması annesiyle olan ilişkisinin yeni renklere bürünmesini tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Yazar tüm bunları anlatırken Simone De Beauvoir’a Hegel’in sözcüklerine dokunarak yapıyor.

Annesiyle olan ilişkisini şöyle noktalıyor: “Artık sesini duymayacağım. Olduğum kadını, bir zamanlar olduğum çocukla bir araya getiren onun sesi, sözleri, elleri, tavırları gülüşü ve yürüyüşüydü. Geldiğim dünyayla aramdaki son bağ koptu.” (S.64)

Eğer bu romanı okumadıysanız; kendinize, annenize ve anne-kız ilişkinize dair dilerim biraz olsun rehber olur, duygularınıza eşlikçi olur.

Annie Ernaux, Bir Kadın, Çev.: Yaşar Avunç, Can Yayınları, 2023, 64 sf.