Hakan Dedeler: “Müzik sonsuz bir öğreti, o yüzden öğrenmenin bir sınırı yok.”

esinhamamci@sanat.kritik.com / esinhamamci@gmail.com

Hakan Dedeler, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Temel Bilimler bölümünde Eğitimini tamamlayan Hakan DEDELER, Enstrüman olarak tanbur sazını seçti. Öğrenim hayatı boyunca birçok konserde görev aldı. Bir dönem çeşitli Türk Müziği Korolarının şefliğini yürüttü. Türkiye’nin internet üzerinden yayın yapan ilk Akademik Müzik Televizyonu Yoyom Tv’de “Lutiye” ve “Kararında” adlı programları hazırlayıp sundu. 2012-2013 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kütüphanesinde “Müzikli Kütüphane” Projesini gerçekleştirdi. 2015-2017 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı’nda Öğretim Görevlisi olarak çalışmıştır. 2013-2020 yılları arasında Küçükçekmece Müzik Akademisinde kurucu yöneticilik görevini üstlenmiştir. 2016 yılında yöneticiliğini üstlendiği Müzik Akademisi Marmara Belediyeler Birliği Altın Karınca Kültür Sanat Ödülüne layık görülmüştür. 2016 yılında Erdinç ŞENYAYLAR ve Engin GÜRKEY ile birlikte kurdukları ‘3 Hisar’ grubuyla müzik çalışmalarına devam etmektedir. 3 Hisar’ın 2018 Mayıs ayında Kınay Production etiketiyle çıkan “Hemhâl” isimli bir albümü bulunmaktadır. Hakan DEDELER, 2018 yılında yayınlanan “Bize Kalan Miras” albümünde Âşık Veysel’ in ‘Beni hor görme’ isimli türküsüyle yer almıştır. 2019 yılında sanatçının Erdal Yapıcı ile beraber çıkardıkları ‘mâhi’ isimli albümü Kınay Production etiketiyle yayınlanmıştır. 2019 Yılında Özbekistan Taşkent yönetiminin davetiyle Prof. Dr Cihat Aşkın ile birlikte Yerel Yönetimlerde bir ilk olan Müzik Akademisi kurum modelinin sunumunu yapmıştır. 2020 Yılında Viyana MDW Üniversitesinin davetiyle Konservatuvar Bölümü, müzik öğrencilerine Türk Müziği workshop dersi gerçekleştirmiştir. 2020 Yılında Kalan & Dmc müzik ortak yapımı Türkülere Kalan 3 karma albümünde yer almıştır. TRT 2 ‘de “Türk Caz Standartları Enstitüsü” programının müzik direktörlüğünü yapmaktadır. Aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müzik ve Sahne Sanatları Anabilim dalında Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Esin Hamamcı, Hakan Dedeler ile 3 Hisar grubu, TRT Türk Caz Standartları Enstitüsü ve müzik hayatı üzerine konuştu.

Esin Hamamcı: Müzikle ilginiz nasıl başladı?

Hakan Dedeler: Çok küçük yaşlarda müziğe ilgim başlamış. Ailemin gözlemine göre ses çıkarabileceğim şeylerle ritim tutuyormuşum. İlk defa ilkokulda sesimi müzikal olarak kullanabildiğimi fark ettim ve okulun yapmış olduğu birçok etkinlikte sesimle yer aldım diyebilirim. Sonrasında süreç akademik olarak gelişti tabi…

Esin Hamamcı: Enstrüman olarak tanbur çalmaya nasıl başladınız ve neden tanbur?

Hakan Dedeler: Tanbur’u ilk defa 2004 yılında okumaya başladığım Cumhuriyet Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü’nde eğitim görürken bir hocamın tanbur icrasını duymam ile tanıdım. Hayatımda ilk defa tanbur sesini canlı olarak o zaman duymuştum ve çok etkilenmiştim. O günden sonra tanbur çalmak istediğime karar verdim. Ve bu yolda yürümeye başladım.

Esin Hamamcı: Türk Müziği Korolarının şefliğini yürüttünüz, bu süreci anlatmak ister misiniz?

Hakan Dedeler: 2005-2010 yılları arasında Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı’nda okurken bir yandan öğrencilik hayatım devam ederken bir yandan da çalışma hayatımı sürdürdüm. O zaman hatırlıyorum İzmir’in Menemen ilçesinde, bir halk eğitim merkezinde müzik dersleri veriyordum ve orada bir Türk müziği korosu kurmuştuk ilk defa orada şef olarak yer aldım sonra süreç bu şekilde devam etti…

Hakan Dedeler

Esin Hamamcı: İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevlisi olarak çalıştınız. 2020 Yılında Viyana MDW Üniversitesinin davetiyle Konservatuvar Bölümü, müzik öğrencilerine Türk Müziği Workshop dersi verdiniz. Hem müzisyen hem müzik hocası olmanın müziğinize icrasında katkısı nedir?

Hakan Dedeler: Müzik sonsuz bir öğreti, o yüzden öğrenmenin bir sınırı yok. İster hoca olalım ister öğrenci her şekilde öğrenmeye devam ediyoruz. Müzik büyük bir öğretmendir. Yeri geliyor öğrencisinden bile yeni bir bilgi öğrenebiliyor insan. Müzik eğitiminde ve müzik icrasında etkileşim çok önemlidir. Yurt dışında yapmış olduğumuz çalışmalar bizlere farklı müzik kültürlerinin kapısını açıyor. Gittiğimiz yerlerin müziklerini dinlemek ve öğrenmek çok ufuk açıcı bir durum dünyadaki en geçerli dilin “müzik dili” olduğunu her seferinde bu seyahatler hatırlatıyor. Akademik olarak müzik dilini bilmek, müziği icra ederken faydalı bir süreci beraberinde getiriyor. Müzik birliktelik gerektiren bir süreç ve müziğin dilini bilmek müzikal muhabbeti her zaman arttırır.

Esin Hamamcı: Prof. Dr. Cihat Aşkın ile Özbekistan-Taşkent’ten gelen davet üzerine burada müzik akademisi alanında bir sunum yapmaya gittiniz. Arp sanatçısı Rüdiger Oppermann ile de sahne almıştınız. Dünya çapında farklı etkileşimler müziğinizi nasıl etkiledi?

Hakan Dedeler: Farklı kültürler ile etkileşim içerisinde olmak her zaman zengin bir kültür dünyasının kapısını aralar ve bu süreç sonrasında kültürel aydınlanma ve beslenme başlar. Müzik, sanatçı için dinledikçe olgunlaşan bir sanat dalıdır. Dolayısıyla kültürlenmek müziğinizinde zenginleşmesine yol açar

Esin Hamamcı: Erdinç Şenyaylar ve Engin Gürkey ile kurduğunuz “3 Hisar” grubunuzdan bahsetmek ister misiniz? Grup nasıl bir araya geldi? Temel ilkeleri nelerdir? Kırmızı çizgileri var mıdır?

Hakan Dedeler: 3 Hisar’ı 2016 yılında İstanbul’da kurduk. Önce konserler vererek sürecimizi başlattık. Konserler sonrasında dinleyicilerimizden güzel geri dönüşler aldık. Bize hep albüm soruyorlardı. Biz de bu duruma kayıtsız kalamadık ve 2018 yılında “Hemhâl” isimli albümümüzü çıkardık. “Hemhâl”in anlamı aynı duyguda buluşmak demek. Bizi, yapmış olduğumuz müzik aynı duyguda buluşturdu. Genel olarak albümlerimizde kendi bestelerimizi seslendiriyoruz. Bunun yanı sıra halk türküleri de ilgi alanımıza giriyor. Hoşgörü ve İnsan sevgisi temel ilkelerimizi temsil ediyor. Hayata ve müziğe sevgiyle yaklaşıyoruz müziğin bütün duygularını yaşamak üzere yola çıktık. İnsanlığın ve doğanın zararına olan her şey kırmızı çizgimiz huzur içinde bir sağlıklı yaşam diliyoruz herkese.

Esin Hamamcı: Âşık Veysel’in “Beni Hor Görme” türküsü “Bize Kalan Miras” albümünde yer aldı. Âşık Veysel’in sizin için önemi nedir?

Hakan Dedeler: Âşık Veysel bana göre bir Anadolu filozofudur. Çok özel bir dünyası var. Anadolu’nun en güzel ve en anlamlı türkülerini yakmış ve bizlere bırakmıştır. Her türküsü bir kitap gibidir. Sevgi ve aşk barındırır. Aşkı ve sevgiyi ifade biçimi inanılmazdır. Her dinlediğimde ve her söylediğimde büyüleniyorum. Devridaim olsun büyük ustanın türküleriyle her zaman hayatımızda olacak…

Esin Hamamcı: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kütüphanesi’nde gerçekleştirdiğiniz “Müzikli Kütüphane” projesi nasıl doğdu, nasıl gelişti?

Hakan Dedeler: 2013-2014 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kütüphanesi’nde yeniden yapılandırma süreci olmuştu bununla ilgili olarak bir tanıtım ve açılış gerçekleştirildi. Ben de o açılışa müzik yapmak üzere Doç.Dr. Pervin Bezirci Hanımefendi’nin davetiyle katıldım. Kütüphanede müzik yapmak oldukça keyifliydi. Kütüphanede gerçekleştirdiğim dinleti sonrası, o dönem kütüphaneden sorumlu dekan yardımcısı Prof. Dr. Aydın Gülan Beyefendi bana şöyle bir teklifte bulundu; “Sizinle her cuma günü 15.00-16.00 arası kütüphanede akustik olarak tanbur dinletisi yapmak isteriz.” Ben de kabul etmiştim. Benim için güzel bir etkinlik idi, her zaman hatırlarım…

Esin Hamamcı: Örnek aldığınız isimler kimlerdir?

Hakan Dedeler: Yunus Emre, Necdet Yaşar, Âşık Veysel, Neşet Ertaş, Mahzuni Şerif, Münir Nurettin Selçuk, Erkan Oğur, Orhan Veli ve daha niceleri…

Hakan Dedeler
(Fotoğraf: Can Mocan)

Esin Hamamcı: Folk tarzı seçmenizde etkin rol neydi? Müziğiniz kimi yansıtıyor?

Hakan Dedeler: Anadolu kültürü ile yetişmiş bir insanım. Türküler her zaman hayatımda olmuştur. Aslında yaşamış olduğum hayatın ve beslendiğim kültürün yansıması diyebiliriz. 2 sevgimi bir araya getirdim tanbur ve türküleri… Ve son dönemlerde kendi beste çalışmalarıma da yoğunluk verdim. Yeni çıkan 3 Hisar albümümüzde 3 yeni bestem yer alıyor.

Esin Hamamcı: Türk Caz Standartları Enstitüsü programı nasıl gidiyor?

Hakan Dedeler: Türk Caz Standartları programı gayet güzel gidiyor. Programın müzik direktörlüğünü yapmak benim için keyifli. Müzikseverlerden de çok güzel geribildirimler alıyoruz. Ülkemizdeki caz müzisyenleri ve caz kültürünü anlatmak adına değerli, arşivlik bir program olduğunu düşünüyorum.

Esin Hamamcı: Konservatuvarda okuyan müzik öğrencilerine neler söylemek istersiniz?

Hakan Dedeler: Müziğe sıkı sıkı sarılmalarını tavsiye ediyorum. Okul elbette önemli ancak bir de sosyal yaşam var. Yaşama dâhil olarak müzik yapabilmek bana göre en geliştirici süreç. Hayattan beslenmeli ve bol bol konsere gidip müzik dinlemelerini öneririm. Farklı sanat disiplinlerinden yararlanmaları yapmış oldukları müziğin boyutunu değiştirecektir.

Esin Hamamcı: Sizinle bir seçki yapsak liste başı isimleriniz kim olurdu?

Hakan Dedeler: Tanburi Cemil Bey – “Ferahfeza Peşrev”

Necdet Yaşar –“Kürdilihicazkar Saz Semaisi”

Münir Nurettin Selçuk – “Çepçevre Bahar İçinde”

Muharrem Ertaş – “Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde”

Âşık Veysel –“Beni Hor Görme”

Rachmaninoff – “Elegie”

Chopin – “Nocturne No.20”

Renaud Garcia Fons – “Fortaleza”

Yanni- “Southern Exposure”

Manu Katche – “Swing Piece”

Mathias Eick – “The Door”