.

Ahmet Yeşil: “Sanatçı sorduğu soruların karşısında sanat diliyle yanıtını da yaratır aslında.”

ahmet-yesıl-ızler-sergı

Abdullah Ezik

abdullahezik@gmail.com

Ahmet Yeşil’in yeni kişisel sergisi “İz/ler”, Brieflyart Galeri’de izleyicilerle buluştu. Sanatçının yakın dönem çalışmalarından oluşan “İz/ler”, Yeşil’in ortak bir duygu potasında erittiği anıları, birikimleri, özlemleri, tutkuları, acıları, mutlulukları dile getirirken bunu sanatçıya yaraşır bir bütünlükle gün yüzüne çıkarıyor.

Abdullah Ezik, Ahmet Yeşil ile yakın dönem işleri, resim anlayışı ve yeni kişisel sergisi “İz/ler” üzerine konuştu.

Yeni kişisel serginiz “İz/ler”de yer alan işleriniz kendi içerisinde büyük bir anı, özlem ve tutku birikintisiyle birlikte hareket ediyor. Bu birikmişlik ve onun temsili sergiyi farklı bir yere taşıyor. Öncelikle sizin için “İz/ler” sergisinin merkezinde nasıl bir duygusal birikmişlik söz konusu?

Sanatçı sorduğu tüm soruların karşısında, yüzleşmeye başladığı andan sonra ortaya çıkan duygu ve düşüncelerinin yansıması olarak, yaşamın güncel ve yaşanmışlığı arasından ileriye doğru, izlerin sosyal, toplumsal, özel tüm duygu ve düşüncelerin sanat diliyle yanıtını aramaya başalar. Yanıt, imgenin doğurganlığını izleyicinin kendi duygu ve düşüncelerinin karşılığı olarak kendine ait olanı çoğaltarak üretir. Bu duygu ve düşüncelerimin yansıması diyebilirim.

Temayı izleyicinin eserle yüzleşmeye başladığı anda kurduğu, duyumsadığı kendi dünyasında yaratığı imgeye bıraktım. Ben sadece yapıtın katmanları arasında yüzeye doğru yaratmaya çalıştığım derinliğin illüzyon etkisiyle izleyicinin duygu ve düşüncesini provoke ederek yüzleşmesini istedim.


Bir kompozisyon ve tema geliştirmek, işleri bu çerçevede gün yüzüne çıkarmak sizin sanat pratiğinizde önemli bir yerde duruyor. “İz/ler” sergisini meydana getirirken nasıl bir kompozisyon ve tema düşüncesi ile birlikte hareket ettiniz?

Temayı izleyicinin eserle yüzleşmeye başladığı anda kurduğu, duyumsadığı kendi dünyasında yaratığı imgeye bıraktım. Ben sadece yapıtın katmanları arasında yüzeye doğru yaratmaya çalıştığım derinliğin illüzyon etkisiyle izleyicinin duygu ve düşüncesini provoke ederek yüzleşmesini istedim.

Bir ressam olarak renklerin sizin için ifade ettiği anlam ve tablolardaki görünümü önemli bir konu. “İz/ler”de tercih ettiğiniz renk paleti bu anlamda üzerine konuşmaya değer bir konu. Bu noktada renkler ve renklerin bir ressam olarak sizin için ifade ettiği anlam üzerine ne söylersiniz?

Renk tutuculuğum yok, eserin duygu ve düşüncelerini teknik olarak en güçlü biçimde nasıl ifade edecek, en güçlü katkıyı sağlayacak renkleri tercih ederim. İç dünyamın izlenimci dışa vurumu da etkili.

“İz/ler”de yakın dönemde ürettiğiniz resimleri bir araya getiriyorsunuz. Dolayısıyla son dönem ne tür bir düşünce ile hareket ettiğinizi bu tablolar üzerinden görmek mümkün. Peki, ürettiğiniz işler arasında sergide yer verdiklerinize nasıl karar verdiniz, bu konuda nasıl hareket ettiniz?

Zaten sergi hazırlığı başladığı an’dan, konseptini düşündüğüm kavram üzerinden eserlerin de kurguları oluşmaya başlıyor. Bu bazen düşündüğümün daha ilerisinde farklı bir yola da evriliyor. Ortaya çıkan eserlerin, sergi mekânı ile serginin düzenlenmesi görsel estetiği doğrultusunda konsepte uygun işler sergi için hazırlanıyor.

Sizin resimlerinizin birçok noktada izleyici de içerisine aldığını, ona birtakım sorular sordurttuğu söylenebilir. İşi üreten de işe bakan da kendisini bir sorgu sürecinin içerisinde bulur. Bu sanırım resim sanatı bağlamında oldukça farklı bir konu olarak değerlendirilebilir. Resimlerinizdeki bu sorgu süreçleri, izleyiciye de bir şeyler düşündürme, onu da resme dâhil etme süreci üzerine ne söylersiniz?

Sanatçı sorduğu soruların karşısında sanat diliyle yanıtını da yaratır aslında. Eserlerimde yüzey üzerinde optik çeşitlemelerle yüzey/leke ilişkisini katmanlar arasında halatın kısa uzun uzantılarıyla izleyiciyi üç boyutlu bir yolculuğa çıkarmak isterim. Rengin valor değerleriyle ve yatay, dikey hareketlerle illüzyon etkisi yaratma amacıyla yüzeydeki düzensizliği bir metafor etkisiyle izleyicinin iç ve dış dünyasıyla yaratacağı imgelerle eserde her izleyiciyle çoğalıp farklı yeni sergilere yolculuk başlar.

Ritim, sanırım sizin resimlerinizdeki en önemli başlıklardan biri olarak değerlendirilebilir. Hem tek tek bütün resimlerin hem de genel olarak serginin kendi iç ritmi ve âhengi var. Peki siz bu ritmi/âhengi yakalamak için nasıl hareket ediyorsunuz?

Yaşamda da her anın ve duygunun, sanatçının sezgisiyle, görme biçimiyle, halatın ritmik kıvrımlarıyla yaşamın ritmi arasındaki diyalektik ilişkiyle ortaklığı vardır. Halatın ritmik kıvrımları üzerine düşen renk ve ışık, açık koyu değerleri bize ait olanın yansımalarıdır. Ritim çalışmalarımın kalp atışlarıdır. Yaşamın kendisidir.