.

Abdülhak Şinasi’nin Paris’te Bulunduğu Sırada Babasına Yolladığı Mektup

gecmıs-zaman-pesınde

Tolga Karahan

Bu köşenin amacı, kültür ve sanat hayatımızda mühim bir yer teşkil etmiş şahsiyetlerin biyografisini vermek değil, bilakis bilinmeyen veyahut unutulmuş yönlerine ışık tutarak o ânı yaşatmaktır. Nitekim hususî belgelerin önemi bu ve benzeri durumlarda daha iyi anlaşılıyor. Üzerinden yıllar geçmiş ve karanlığa gömülmüş ân(ı)ları “mercan bir kadeh gibi” “zamanın aralığından” sunmak…

Bir gül bu karanlıklarda

Sükûta kendini mercan

Bir kadeh gibi sunmada

Zamanın aralığından

(AHT)

Paris, 10 Kânun-i Sâni [Ocak] 1906; Çarşamba

Muhterem pederim,

Dün Mösyö Levi’nin akrabasından ve bu sabah benim sizden aldığımız mektuplarla gayet büyük bir tâli[h]sizlik olarak benim ilk mektubunuzu ve Mösyö Levi’ye mektebe girmeme müsaade ettiğiniz haberini alır almaz bundan on yedi gün evvel yazdığım mektubu hala almadığınız anlaşılıyor. İhtimal ki büsbütün kaybolmuştur. Eğer bir iki güne kadar cevabı gelmezse Mösyö Levi vasıtasıyla göndermiş olduğumuz o mektubun bir aynını bir daha yazarak göndereceğim. Lakin şimdiden mektebe yazılmam için müsaade ettiğiniz kâfi. Bugün aldığım mektubunuzda muharrer olduğu gibi yüz seksen değil lakin yüz altmış frank Mösyö Levi tarafından dün elime verildi. Hâlbuki mektebin ücreti taksitsiz olarak, (1) zaten akrabasının yazdığı mektubu okudum. Yüz altmış frank gönderdiğinizi yazıyor, üç yüz frank. Esvapları muhafazaya memur kapıcıya da yirmi frank vermek lazım geliyor. Bütün bunları size mektubumda yazmıştım. Lakin belki kaybolmuştur fikriyle ve bunun cevabı da bittabi on beş gün kadar gecikeceğinden Mösyö Levi’yle bu müddeti beyhude geçirmemenin faydalı olacağını kararlaştırdık. Bu sabah mektebin idaresine müracaat ettim ancak şimdi yani akşam bu ayın nihayetine kadar yani yirmi gün ücreti tesviye etmeden ve aybaşında tesviye edeceğimi söz vererek mektebe yazıldım. Yarından itibaren derslerime mübaşeret edeceğim. Lütfen hangi vasıta seri ise onunla iki yüz frank göndermenizi rica ederim. Zira bu paradan otuz franga kadar hususi masraflarım için bu ay bana lazım geliyor. Kapıcıya da yirmi frangı verdim. Demek ki elimde yüz frank kalacak. Burada ne kadar sarf etmeye mecbur olduğumu ilh. hep o uzun mektubumda anlatmıştım. Mâhâzâ, bunları şimdi tekrar yazıyorum. Zira bu mektubu bu akşam postalar kapanmadan yetiştirmek istiyorum. Bunu yine Mösyö Levi vasıtasıyla göndereceğim zira kendisine şimdi gidip mektebin kabulünü haber vermeye mecburum. Mâhâzâ, bu da belki kaybolur korkusuyla yarın yine bu mealde bir mektup yazarak postayla adresinize göndereceğim. Bakalım onu alır mısınız? Baki, size son derece büyük bir hürmetle ellerinizi öptüğümü söylemek kalıyor. Temenni ederim ki ilk mektubumu almış olasınız. Mamafih üç güne kadar bu babda bir cevap alamazsam onu yine baştan yazacağım. Şimdiye kadar size Türk postasından geçecek olan yazdığım bütün mektupların anneme verilmediğini bildiğim için belki mazarratınızı mucip olur diye yazmamıştım. Yoksa size yazmamak istediğimi nasıl zannedebilirsiniz ve ne vakit ben size karşı böyle bir hürmetsizlikte bulunabileceğimi farz ettirdim? Bundan pek müteessifim. Lakin eminim ki bir iki mektup alınıp cevapları yazılınca her şey oldukları gibi anlaşılacak ve benim hiçbir kabahatsiz olduğumu göreceksiniz.

Oğlunuz

Abdülhak Şinasi

Kaynak: Taha Toros Arşivi, Belge No: 001570109009