Billie Holiday / Lady In Satin (1958)

Hilmi Tezgör

hilmitezgor@yahoo.com

Billie Holiday’in 1958 tarihli Lady in Satin albümünün açılış şarkısı, bir pop-caz klasiği olan ‘I Am A Fool To Want You’dur. Başkalarıyla paylaşıldığı için gerçek olamayacak bir aşkın pençesinde ‘aptal’ olduğunu düşünen bir aşığın ağzından yazılmış olan bu şarkının en sahici yorumları, şarkıyı yazıp yorumlayan Frank Sinatra’nın yanı sıra Chet Baker ve Billie Holiday’e aittir. “Şeytan’ın bile tanıdığı bir öpücüğü paylaşmak” aptalcadır. Âşık sevdiğini terk edeceğini, onu bırakıp gideceğini defalarca söylese ve hatta bunu yapsa da geri dönmek için yalvaracak hale gelir, çünkü yanlış olduğunu bildiği halde onsuz yapamayacak kadar ‘aptal’dır. Blues ve cazda Billie Holiday’den önce, yaşanmışlığın müziğe tüm sahiciliğiyle yansıdığı pek az ses var: Bessie Smith ve belki -benim daha az tanıdığım- Ma Rainey. Billie Holiday bu özelliğiyle popüler müzik tarihinde bir doruk noktası.

Eleanora Fagan (sahne ismiyle Billie Holiday) -bu konuda kesinlik olmasa da-15’inde bir baba ve 13’ünde bir annenin kızı olarak 1915’te Pennsylvania’da doğuyor. Sonra baba savaşa gidiyor ve anne ile kızı yalnız kalıyor. Kız, “benim diğer çocuklar gibi bebeklerle oynama şansım olmadı, çünkü çalışmaya başladığımda altı yaşındaydım” (Dufty) diye yazıyor otobiyografisine, yıllar sonra. Çocukken genelevde ayak işlerine bakmaya ve Louis Armstrong ile Bessie Smith dinlemeye başlıyor. 11 yaşında tecavüze uğruyor, ama erkeği baştan çıkaranın o olduğu söyleniyor. Büyükannesiyle yaşıyor bir süre ve ondan hayat hakkında hemen her şeyi öğreniyor. Birlikte uyudukları bir gecenin sabahında, kucağında onun ölü bedeniyle uyanıyor genç kadın.

New York’taki annesinin yanında dönüyor. Ancak yaşam şartları pek değişmemiş durumda ve 14 yaşında fahişelik yaparken bir daha tecavüze uğruyor. Daha iyi bir yol açmaya çalışıyor kendine. Bir gece kulübünde dansçı olarak şansını denerken sesinin güzel olduğu fark ediliyor ve işler değişmeye başlıyor. John Hammond’ın bu güzel sesi keşfi ise 1932’de gerçekleşiyor. İlk kaydını 1933’te 18 yaşındayken yapıyor Billie Holiday. Benny Goodman’ın da içinde olduğu bir grupla ‘Your Mother’s Son-in-Law’ (Annenin Damadı) adlı parçayı seslendiriyor Biraz çekingen, birazcık da gergindi. Billie yalan söylemeyi beceremezdi. Bu yüzden şarkılarda geçen tüm kelimeleri hissederek söyledi. Billie caz şarkıcısıydı ama tüm yorumlarında Eleanora’nın yaşadıklarından kalmış olması muhtemel ‘blues’ vardı. (…) Dinleyicisini söylediği her kelimeye inandırıyordu. Çünkü en başta kendisi inanıyordu. ‘Sen yalnızca hissedersin, bunu söylediğinde dinleyenler de hisseder.’ (Jones).”

A.B.D.’de Harlem Rönesansı ya da Yeni Siyahi Hareket olarak anılan dönem 1918’den 1930’ların ortalarına kadar sürdü. Sanatın her dalında siyahi sanatçıların çok etkin olduğu bir dönemdi bu. Blues şairi Langston Hughes, bas-bariton Paul Robeson, dansçı Josephine Baker gibi isimlerin yanında Jelly Roll Morton, Duke Ellington, Bessie Smith gibi müzisyenleri de Harlem Rönesansı’nın bir parçası olarak görmek mümkündü. Billie Holiday de bu isimlere uzak değildi. Bronxlu komünist bir öğretmen olan Abel Meeropol tarafından yazılan ‘Strange Fruit’ isimli şiiri 1939 yılında Billie Holiday yorumladı. Şarkı söylediği kulüplere bile derisinin rengi yüzünden farklı kapılardan girmek durumunda kalan Holiday’e annesi uyarıda bulunmuş ve şarkının onu zor duruma düşüreceğini söylemişti; ama kızı tüm tehditlere rağmen geri adım atmadı ve kendi çabasıyla plağı yayınladı. Şiirdeki ‘tuhaf meyve’ler, linç edilerek, dövülerek ağaçlarda asılan siyah insanlardı. Bir milyon kopya satış yaparak Holiday’in en büyük başarısı olmakla birlikte, kariyerine en büyük zararı da veren ‘Strange Fruit’u Time dergisi 1999 yılında ‘yüzyılın şarkısı’ seçecekti. Şiirin tamamını çevirerek buraya almak istiyorum: “Güneyde ağaçlar bir garip meyve verir, / Yaprağında kan vardır, kökünde kan. / Güney melteminde salınan siyah vücutlar, / Bir garip meyvedir kavak ağacından sarkan. // Görkemli güneyden bir kır manzarası, / Patlak gözler, dağılmış ağız, / Tatlı ve ferah manolya aroması, / Sonra birden yanık etin kokusu. // İşte bir meyve: didiklesin kargalar, / Yağmur buruştursun, rüzgâr kurutsun / Çürütsün güneş, düşsün ağaçtan. / İşte bir garip, acı mahsul” *. Bu şarkıyı seslendirdiği akşamlar çoğu zaman yaşlı gözlerle şarkıyı tamamlıyor, bittiğinde kendini çok bitkin hissediyordu.

Annesinin ölümünü takiben gittikçe artan eroin bağımlılığı, alkol ve sigaranın yanı sıra aşk hayatındaki acılar ve hayal kırıklıkları ‘Lady Day’ lakabıyla anılan Holiday’in çöküşünü hızlandırdı. 1947’de uyuşturucudan tutuklandı ve bir yıl hapis yattı. Bağımlılığından kurtulmak için çaba gösterdi ama bunu tam olarak beceremedi. Sesi de bu yaşam biçiminden giderek olumsuz etkileniyordu ama duygusu ve dinleyiciler üzerindeki melankolik etkisi değişmedi hiç.

*

1958 yılında, seçtiği şarkılardan oluşan Lady In Satin albümünü kaydederken Billie Holiday artık ölmekte olan bir kadındı. Açılıştaki ‘I’m A Fool To Want You’nun ardından gelen ‘For Heaven’s Sake’ ve ‘You Don’t Know What Love Is’ yine aşk şarkılarıydı ama bunlardan ikincisi büyük bir hayal kırıklığı içeriyordu: “Aşkın ne olduğunu bilmiyorsun / Blues’un anlamını öğrenene kadar / Âşık olup kaybedene kadar / Aşkın ne olduğunu bilmiyorsun // Dudakların nasıl acıdığını bilmiyorsun / Öpüşene ve bedelini ödeyene kadar / Kalbini çevirip kaybedene kadar / Aşkın ne olduğunu bilmiyorsun // Kalplerin nasıl tutuştuğunu bilmiyorsun / Yaşayamayan ama yine de asla ölmeyen aşk için / Her şafak vakti uykusuz gözlerle yüzleşene kadar / Aşkın ne olduğunu bilmiyorsun.” İç acıtan bir tonla söylüyor bu şarkıyı Holiday, ancak sadece bunu değil, albümün bütün şarkılarını… ‘I Get Along Without You Very Well’de “sensiz gayet iyi idare ediyorum” dese de istisnai zamanları saydığında içler parçalanıyor: “Yumuşak yağmurlar inip yapraklardan süzüldüğünde, kollarına sığındığım zamanları hatırlıyorum / Biri senin ismini söylediğinde ya da senin gibi güldüğünde seni hatırlıyorum / İdare etmekte zorlanırım belki bahar geldiğinde, aslında baharı hiç düşünmemeliyim, kalbim ikiye bölünmesin diye..”

Lady In Satin albümünde 12 şarkı var ve hepsi, Holiday’in yaşadığı sahici duyguların bir dökümü, bir dışavurumu niteliğinde. Bir başka örnek ‘You’ve Changed’: “Değiştin / Öpücüklerin şimdi çok küstah / Benden her biçimde sıkıldın / Anlayamıyorum / Değiştin // Seni seviyorum demeyi unuttun / Paylaştığımız her ânı / Tependeki her yıldızı görmezden geliyorsun / Hiç umursamadığının farkındayım / Değiştin // Bir zamanlar tanıdığım melek değilsin artık / Değiştin.”

Albümün kapanışında Otis Redding’in ‘The End Of A Love Affair’i yer alıyor. Bu şarkıda her şeyin sonuna gelinmiştir artık. Lady In Satin popüler müzik tarihinin en otobiyografik plağıdır belki de ve bu şarkının sözleri, Holiday’in hayatına adeta noktayı koyar: “Bu yüzden biraz fazla hızlı yürüyorum ve biraz fazla hızlı sürüyorum / Ve umursamıyorum, bu doğru, ama başka ne yapabilirsin / Bir aşk ilişkisinin sonunda? // Bu yüzden biraz fazla konuşuyorum ve biraz fazla gülüyorum / Ve kalabalıktayken sesim çok yüksek çıkıyor / Böylece insanlar daha çok bakıyor // Biliyorlar mı? Umursuyorlar mı? / Bu sadece yalnızlığım ve perişanlığımdan / Ve yüzümdeki gülümseme de pek gülümseme sayılmaz // Bu yüzden biraz fazla sigara içiyorum ve biraz fazla alkol / Ve istediğim melodiler her zaman en iyisi değil / Trompetlerin çınladığı yerler dışında! // Bu yüzden çılgınca bir hızla gidiyorum / Ve böylece senin boşluğunu doldurduğumu sanıyorum / Zaten başka ne yapabilirsin ki / Bir aşk ilişkisinin sonunda?”

Lady In Satin plağının iç kabındaki tanıtıcı yazıyı kaleme alan Michael Brooks, albümü gözyaşlarına kapılmadan dinlemenin mümkün olmadığını yazmış. Billie Holiday’in sesinin açık bir yara olduğunu ve albümün kaydı yapıldığı sıralar ruhunun yasal güçler tarafından öldürülmüş halde olduğunu söyleyen Brooks, geceleri Holiday’in sesi daha iyi çıktığı için kayıtların saat 10’dan sonra yapıldığını da eklemiş. Bu sırada şarkıcının elinde, zaman zaman gerilen sinirlerini yatıştırabilmek için hep bir şişe cin oluyormuş.

*

Lady In Satin albümünün çıkışından yaklaşık bir yıl sonra “1959’un Mayıs ayında Lady Day son bir kez sahneye çıktı. New York Phoenix Theater’da cazla, mikrofonla, seyircilerle, sahneyle en önemlisi de kendiyle vedalaştığından habersiz bir konser daha verdi. Sonrasında hastaneye yatırıldı. Bünyesi yaşamından kaçabilmek için tutunduğu alkol-uyuşturucu birlikteliğini kaldıramıyordu. Ne kalbinin, ne bilincinin, ne de organlarının dayanacak gücü kalmamıştı. Hastaneye yatışının on ikinci gününde, odasında eroin bulundu. Hastanedeyken bir kez daha tutuklandı. Bu hapis Billie’yi küçük Eleanora’ya, anneannesine, Sadie Fagan’a, küçüklüğüne kavuşturan birliktelikle, ölümle sonlandı. 17 Haziran 1959’da Billie Holiday özgürlüğünü bu kez bir daha kaybetmemek üzere kazanmıştı.” (Jones)

Cansız bedeni incelendiğinde, bacağına bantlanmış halde 750 Dolar bulundu. Bu, otobiyografik yazıları için aldığı avanstı. Banka hesabında ise sadece 75 Sent vardı. Yıl sonu geldiğinde, artan plak satışlarından hesabında 100.000 Dolar birikecek, ama Holiday’in bu paraya artık ihtiyacı olmayacaktı.

Ünlü tarihçi Eric Hobsbawm Sıradışı İnsanlar: Direniş, İsyan ve Caz isimli kitabında Billie Holiday’e de yer ayırmıştır: “[Onun] özgün başarısı, aşkın acılarına başkaldıran ve arzu dolu o ince, pürüzlü, güzelliği ve hüznü insanın içine kazınan sesiyle söylediği kederli ezgilerini çok yüce duyguların sahici ifadesine döndürmekti.” diye yazar bu kitapta. Ne kadar doğru bir tanım.. Billie Holiday bir ‘tuhaf meyve’ idi. Şarkıda dendiği gibi: “Tatlı ve ferah manolya aroması / Sonra birden yanık etin kokusu.”

*Bu yazıdaki tüm şarkı sözü çevirileri bana aittir.

Kaynakça:

Bergerot, F. Tarih Boyunca Caz. Çev.: İsmail Yerguz. Ankara: Dost Kitabevi Yayınları, 2004.

Dufty, William (with Billie Holiday). Lady Sings the Blues: The Searing Autobiography of an American Music Legend, 10. baskı. Penguin Books, 1992.

Hobsbawn, Eric. Sıradışı İnsanlar: Direniş, İsyan ve Caz. Çev.: Işıtan Gündüz. Ankara: Yordam Kitap, 2010.

İdil, Su. ‘Gardenyalı Kadın’, Pivolka, Temmuz 2017.

Tezgör, Hilmi. Şarkıdaki Şiir, İstanbul: İletişim Yayınları, 2012.

Jones, H. ‘Big star fallin’ mama- five woman in black music’ (www.ladyday.net/life/jones.html)

https://classicalbumsundays.com/album-of-the-month-billie-holiday-lady-in-satin  https://www.ladyday.net/  

https://www.theguardian.com/music/2020/nov/06/billie-holiday-documentary-lost-tapes-racism-in-united-states)

Billie Holiday / Lady In Satin– LP/CD, CBS Records, 1958.