Sanat Kritik Anketi: Hilmi Tezgör

Slideshow

no images were found

Sanat Kritik’te yayımladığımız Naci Sadullah’ın 1936 yılında Son Posta gazetesinde yaptığı “en iyiler” anketinin sorularını, son 20 yıldaki edebiyat ortamımız hakkında fikir sahibi olmak için günümüzün edip ve muharrirlerine sorduk. Ankete katılan herkese çok teşekkür ederiz.

Figen Şakacıİbrahim Yıldırım , Asuman SusamEyüp TosunMeltem Gürle,  Niyazi ZorluSevin Okyay , Kaya TanışCihan Aktaş , Cihat DumanÇimen Günay-ErkolMurat ÇelikZekiye Antakyalıoğlu,  Ali Özgür ÖzkarcıAli Budak , Pınar Doğu ve Emek Erez’in ardından Hilmi Tezgör’ün cevapları burada.

Rainer Maria Rilke, genç bir şair olan Franz Xaver Kappus’a yazdığı mektuplardan birinde -ki yıl 1903’tür- şöyle der: “Sanat eserleri, sonu gelmeyen bir yalnızlık içindedirler. Onlara eleştiri ile yaklaşılamaz. Onları ancak sevgi kavrayabilir, sevgi yaşatabilir onları ve her birinin hakkını gene sevgi verir ancak.” Burada “en kuvvetli”, “en iyi” ya da “en büyük” yerine “en sevdiğim”i yerleştirirsem, hem anketin sorularını -bir bakıma- cevaplamış olurum, hem de Rilke’nin sözlerinden uzağa düşmemiş olurum diye düşündüm. Ayrıca 2000’li yılarda çıkan her şeyi okumadığım/okuyamadığım için sadece okuduklarımdan hareketle bir (ya da birkaç isim vererek) cevap vereceğim. 

2000’li yıllarda:

En Kuvvetli Şair Kimdir?

En İyi Şiiri Hangisidir?

2000’li yıllarda da yazmaya devam eden çok usta şairler var. Bu şairlerin arasında benim en çok sevdiğim Cevat Çapan. Son 20 yıldan ilk aklıma gelen şiir ismini de vereyim: ‘Yeniden O Kıyıda’

Sisin dağılmasını beklersin ya sabahın ilk saatlerinde

öyle bir sabırsızlık içindeydik hepimiz,

uzun bir yola çıkmak için

burnundan soluyan atlarımızla.

Bizi bekleyenleri tanımıyorduk daha,

nasılsa anlaşırız diyorduk, aynı olmasa da dilimiz.

Yol uzun sürdü umduğumuzdan,

sis hemen dağılmadı,

eşkiyalarla vuruştuk dağ başlarında,

korkup geri dönenler oldu içimizden,

üstelik kimse beklemiyordu bizi,

yanılmışız.

Tepemizde dönenen kartallarla

bir kıyıya ulaşmıştık sonunda.

Her şeye yeniden başlamak,

yeniden tanımak doğayı,

rüzgârları ve suların akıntılarını :

sayfaları tertemiz bir deftere

önce bunları yazdık

ve başladık kıyıda bulduğumuz

ağları onarmaya.

Daha gençlerden, maalesef artık aramızda olmayan Didem Madak ve Küçük İskender’i bir yanda bırakmadan tutarak, Birhan Keskin, Aslı Serin, Osman Çakmakçı ve Ahmet Güntan’ın yazdıklarını hep severek okudum. Liste uzar tabii ama uzatmayayım.

En Büyük Hikâyeci Kimdir?

En İyi Hikâyesi Hangisidir?

2000’li yıllarda çok iyi öykücüler çıktı, çok iyi öyküler yazıldı. Özlem Narin Yılmaz, Barış Bıçakçı, Murat Özyaşar ve Pınar Öğünç’ün öykülerini ben hep seviyorum. Mesela Yılmaz’dan ‘Topal Şövalyenin Şişman Prensesi’, Bıçakçı’dan ‘Öğleyin Gelenler’ ya da Öğünç’ten ‘Plazada Huzur’.. Özyaşar’dan ‘Kâmil’i alayım buraya:

“Kâmil, bu kadar mıydı senin derdin?”

“Niye, n’oldu ki?”

“Dün gece seni aradım cepten.”

“Ee?”

“Telefonunu annen açtı, ‘Kâmil uyuyor’ dedi.”

“Ee, ne var bunda?”

“Annesinden önce uyuyanların derdine inanmıyorum ben.” 

En Kuvvetli Romancı Kimdir?

En İyi Romanı Hangisidir?

Hasan Ali Toptaş’ın Kuşlar Yasına Gider romanı -bir bakıma- hayatımın gidişatını değiştirdi. Bu nedenle önce bu romanı sevgiyle anayım. Ama ardından da 2000’lerin en büyük romancısının ismini vereyim: Ayhan Geçgin. Yazdıklarının arasından da Son Adım’ı ayrı tutarak bir adım öne çıkarayım. Bu romanı, kendi okuma serüvenimdeki deneyim bağlamında ‘bir başyapıt’ olarak değerlendirebilirim. Okumayanlar okusun ve derinden sarsılmaya hazırlansın.

Ankete daha önce cevap verenlerden Meltem Gürle şu alıntıyı yapmış, Son Adım romanından. Aynen ben de alıyorum: “…insanı içler acısı bir şeye, bir paçavraya, acı çeken, acıdan başka bir şey bilmeyen bir şeye, küçültülmüş bir şeye, bir zavallıya, bir hiçe çevirmek istiyorsunuz. Ama ne yaparsanız yapın insanı bir hiçe indirgeyemezsiniz. Gerçeği mi istiyorsunuz, işte gerçek: İnsanın içinde ölümsüz bir şey vardır. İnsanın içinde yok edilemez bir şey vardır…”

Ayrıca bir de, nedense Türkçeye çevrilmeyen, Türk kökenli Alman yazar Fatma Aydemir’in Ellbogen (Dirsek) isimli romanını ‘kuvvetli’ bulduğumu söylemek isterim. Hem böylece ankete de kuvvetle bağlanmış oluruz.