Ses ve Yeni Ses Dergileri

Esin Hamamcı

esin.hamamci@sanatkritik.com

          

Ses dergisi, 7 Haziran 1939 tarihinde İstanbul’da aylık bir dergi olarak yayımlanmaya başlar. 5 sayı çıktıktan sonra Eylül 1939 tarihinde İstanbul’da bu sefer Yeni Ses adıyla yayımlanmaya devam eder.  Rıza Koşkun Basımevi’ nde basılır. Toplamda 11 sayı çıkan dergi sanat, edebiyat ve sosyoloji muhtevalıdır. Ses ve Yeni Ses dergilerinin kurucuları Yusuf Ahıskalı ve Fikret Adil’dir. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Yusuf Ahıskalı, başyazarı Suphi Nuri İleri’dir. Sayısı 10 kuruştur. Derginin tüm sayıları ise Atatürk Kitaplığı’nda bulunmaktadır. Dergiyi çıkaranların hemen hemen hepsi sosyalizm ve materyalizm ideolojisine sahiptir. 

Ses’ in ilk sayısında kadrosunun Fikret Adil, Abidin Dino, Necip Fazıl, Yusuf Ahıskalı, Suphi Nuri İleri, Faik Bercmen, Asaf Halet Çelebi, Süreyya Haydergil, N. İlhan Berk, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Arif Dino, Nail V., Naci Sadullah, Mecdi Devrim, İhsan Altay, Cingöz Recai, Arif Kaptan, H. Avni, Halikarnas Balıkçısı gibi isimlerden oluştuğunu görüyoruz. Faso Fiso ve Bir Teklif-Sanatkârlarımıza Soruyoruz isimli köşelerinde kısa kısa sanat, sosyoloji ve edebiyat haberleri verilir. Bu ilk sayıda derginin reklam almadığı görülür.

İlk sayısının ilk sayfasında Fikret Adil, derginin muhtevasının, amacının ne olduğunu yazar. Dergi sanat, edebiyat ve sosyoloji içeriklidir ve bu kelimelerin baş harflerinin birleşmesinden oluşmuştur. Bu yazıya göre amaçları son dönemde ortaya çıkan Atatürk aleyhtarlığına karşı “…ağrı yaratmak isteyen bu arslan postuna bürünmüşlere bir cevap” vermektir. Abidin Dino  Fal adlı yazısında “sanat, sanat için, sanat, komşun için” türünden konuşmaların bırakılması gerektiğini, sanatın fikir ve his alışverişinden ibaret olduğunu söyler. Sait Faik Adalı Abasıyanık adlı yazısında ise Sait Faik’in “Gorki’nin Rus edebiyatına yaptığı hizmeti Türk edebiyatına yapacağını” söyler. Sait Faik’in “tornacı edebiyatı” yapmadığını söyleyerek yazısını “Adalı bal gibi muharrirdir. Sait Faik Adalı’ya Abayıyaktık vesselam” diyerek bitirir. 

Suphi Nuri İleri’nin Büyük Demokrasilerle Yaptığımız Anlaşmalar Hakkında Gayri- Siyasî Düşünceler adlı bir yazısı ve Fransa İhtilali hakkında yazdığı Büyük Fransız İhtilali’nin 150’inci Yıldönümü adlı yazısı yayımlanır. İleri, Fransız İhtilalcilerinden Saint Just, Rabespierre’den alıntı cümleler ilave etmiştir. İlk kadın gazetecilerden Sabiha Zekeriya Sertel’in İçtimaî Sigorta adlı yazısı yayımlanır. Bu yazı hem Amerika’da hem Avrupa’daki sigorta sisteminden bahseder. Türkiye’de de işsizliğe karşı, ihtiyarlığa, muhtaçlara karşı sigorta yapılması gerektiğini anlatır. Naci Sadullah’ın Millî Şef İsmet İnönü adlı yazısı İnönü’ nün köye yaptığı yatırımlar ve köye verdiği önemden İsmet İnönü’nün bazı cümlelerine yer verilir. Necdi Devrim ise İnkılabı Anlayalım adlı yazısında kadın ve erkek eşitliği üzerine durur. İhsan Altay’ın Türk Kadını ve İstiklal adlı yazısı ve Arif Kaptan’ın Daimi Resim Sergisi adlı yazısı yayımlanır. Necip Fazıl Kısakürek’in Matmazel Foto adlı hikâyesi, Yusuf Ahıskalı’nın Rıhtımın Delisi, Faik Bercmen’in Kurtaramadığım Kadın hikayesi yayımlanır. Asaf Halet Çelebi’nin Tahtadan Yaptığım Adam, Süreya Haydergil’in Gidin Kuşlar, N. İlhan Berk’in Saadet Şiirleri , Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Olsam, Arif Dino’nun  Bir Varmış, Nail V.’nin, Diyorlar ki şiiri bu dergide yayımlanır.

Bir Teklif Sanatkârlarımıza Soruyoruz köşesinde “Atatürk’ün hatırasını maddileştirmek için nasıl bir hayal tasavvur ediyorsunuz?, Kabristan nerede olmalıdır?” gibi 7 soru yer alır. Cevap veren isimler arasında Suphi Nuri, Cemal Nadir, Necip Fazıl, Turhan Tan, Abidin Dino, Nurullah Berk, Suat Derviş, Halil Dikmen vardır.

 Ses dergisinin Temmuz 1939 ikinci sayısında Suphi Nuri İleri, Sadri Ertem, Turhan Tan, Suat Derviş, Halikarnas Balıkçısı, Abidin Dino, F. Celalettin, Mecdi Devrim, Sıtkı Akozan, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Asaf Halet Çelebi, Arif Kaplan, Rasih Güran, N. İlhan Berk, Hüsamaettin Bozok, Yusuf Ahıskalı, Cavit Yamaç, L. Erişci, Nail V., Mecdi Devrim yazmıştır. Dergi bu sayısında reklam almaya başlamıştır. S. Suraski kumaşları, Hormobin tabletleri, Orozdi-bak mobilya, Kohinor diş macunu reklamları yer almış ve diğer sayılarda da bu reklam devam etmiştir. Derginin ikinci sayısı “Çin Haftası” konulu kapakla çıkar. Kapakta şöyle yazar: “Temmuz’un ilk haftası, bütün sulhçu ve demokrat memleketlerde Çin Haftası olarak kabul edilmiştir. 16 yıl önce, aynı heyecanlı ve acı günleri yaşayan, biz Türkler kadar, Çin’in istiklal mücadelesini kim anlayabilir?” Suphi Nuri İleri’nin Bastil Yıkıldı adlı yazısı Büyük Fransız İhtilali’nden bahseder. Bastil hapishanesinin Taksim umumî abdesthanelerine benzetir. Zevksiz ve çirkin abdesthanenin yıkılması gerektiğini uzun yıllar düşündüğünü ve en sonun da yıkılmasıyla mutlu olduğunu belirtir. Taksim ile beraber Harbiye ve Şişli’ deki Bastillerin de yıkıldığını haberdar eder. Sadri Ertem, Avrupa yazısında Avrupa’dan kasıt nedir diye sorar ve buna cevap arar. Maksim Gorki’yi anlatan isimsiz bir yazı yayımlanır. S.S. ismiyle yayımlanan Hayatî Saha-Kaşık Adası İlhak Ediliyor (Kaşık Adası hususî muhabirinden telefonla) Çallı’ nın Beyannamesi [İbrahim Çallı olabileceğini düşünüyorum] adlı ironik dille yazılan yazıda “vatandaşlara malum ola ki” diyerek 33 not okuyucuya bırakılır. “Son Dakika” bölümünde Neyzen Diyor ki adlı Kaşık Adası ile ilgili bir yazı yayımlanır. Suat Derviş’in Türk Harfleri Değişebilir Mi? adlı fıkrası yer alır. Halikarnas Balıkçısı’nın İnsan Olan Tavuklar adlı bir yazısı ve Mecdi Devrim’ in milliyetçilik ve ırkçılık üzerine durduğu, ikisinin aynı şey olmadığını anlattığı Halk Milliyetçiliği- İnkılabı Anlayalım adlı yazısı yer alır. Abidin Dino’nun Karar yazısı sanat görüşlerini belirttiği bir yazıdır. Asaf Halet Çelebi’nin kediler üzerine kafa yorduğu Tahrir Vazifesi denemesi yer alır. Rasih Güran’ın Büyük Fransız İnkılabına Bir Bakış adlı yazısı ise Fransız halkının asilzadeler, ruhban ve halk olarak üç sınıfa ayrılmasından ve vergi konusundan bahseder. Yusuf Ahıskalı’nın Köy ve Kültür yazısı da burada yayımlanır. Hüsamettin Bozok Büyük Halk Sanatkârı Şarlo adlı yazısında Charlie Chaplin’in diğer sinema artistleri gibi kolay unutulmadığını, onun halk tabakalarının sosyal ve artistik görüşünün münevver bir kafada tebellür etmesine vasıta olduğunu ve sesli sinemanın inkişafını anlatır. Cavit Yamaç’ın İstanbul yazısı ise kendisinin İstanbul’a ait duygularını aktardığı bir yazıdır. 18.06.1939’da bir Pazar günü İbrahim Hakkı Konyalı imzasıyla çıkan Atatürk’ten 2 asır önce Damat İbrahim Paşa’nın ilk ve büyük inkılapları yaptığından bahseden bir yazıya karşılık ağır bir eleştiri yazısı kaleme alınır. L. Erişci’nin “Tarih” köşesinde Bizde Son Yarım Asırlık Devrede İslamî Tefekkür yazısı yayımlanır. Mecdi Devrim Bayan Sevim’e Cevap adlı yazısında kadın-erkek eşitliği üzerine soru soran bir okurun sorularına cevap verir. Şöyle der: “Musavat ya her sahada vardır veya yoktur.” 

Derginin “Kültür Açlığı” bölümünde yapılan inkılaplardan, lokomotiflerden, fabrikalardan ve yeni ordudan bahsedilir. Bu yazıya göre köy ile şehir arasındaki kültür ve geçim farkı bir an evvel tasfiye edilmelidir. Memleket bugünkü şartlar içinde mücerret ilimden çok pratik bilgiye muhtaçtır. Bunu öğretecek teknik kadro lazımdır. Lise ve üniversitede nazariyeden çok ameliyeye yer verilmelidir. Bütün bu tedbirler şehirli ile köylü ve entelektüelle halk arasındaki ayrılık ve boşluğu kısa bir zamanda doldurur. F. Celalettin’ in Simitçi, Faik Bercmen’in Mestanların Mehmet, Yusuf Ahıskalı’nın Mahmut Ağabey adlı hikâyeleri yayımlanır. Sıtkı Akozan’ın Terkib-i Bent, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Kendimi Kendim Yaratsaydım,  Asaf Halet Çelebi’nin Asurî Şi’ri, Arif Kaplan’ın Öyle Bir Yer İstiyorum ki, N. İlhan Berk’in Hikâyeler, Nail V.’nin Yavrum şiirleri de bu sayıda yayımlanır. Derginin çizimlerini genel olarak Bedri Rahmi Eyüboğlu üstlenmiştir. Ancak bu sayıda Resimli Türk Edebiyatı çizimi Zahir Sıtkı’ ya aittir.

Ses dergisinin Ağustos 1939 üçüncü sayısının kapağında şu yazı göze çarpar: “Harp zarurî ve hayatî olmalıdır. Hayat-ı millet tehlikeye maruz kalmayınca harp bir cinayettir. Atatürk.” Bu sayıda “Notlar” köşesinde Falih Rıtkı Atay’ın Sanatkâr Nerede? Yazısı İstanbul silüeti, peyzaj ve ürbanizmden bahseder. Suphi Nuri İleri’nin Lozan, M. Tekin’in Harp Ne Zaman Zarurettir?, Emin Dumanlı’nın Milli Sanayi Kuruluşuna Dair, Mecdi Devrim’in Meksika’ da Toprak Meselesi, Arif Kaptan’ın Çocuk Kalsam, Abidin Nesimi’nin Fransız İnkılabı ve Irk,  Abidin Dino’nun Sanatkârlara Mektup- Ayrılık Çeşmesi’nden Sarı Çizmeli Mehmet namına Abidin D. adlı yazıları da bu sayıda yayımlanır.

“Elek” köşesindeki Rıza Tevfik’ in Hayatı ve Eserleri adlı yazıda ise R. Gökalp Arkın’ın imzasıyla çıkan antolojiyi okuyup Rıza Tevfik’in şair değil manzumeci olduğunu kanaat getirdiğini düşünen isimsiz birinin yazısı yer alır. Atatürk’e ait cümleler ve çizimlere rastlanır.       Asaf Halet Çelebi’nin ise atlar üzerine  At Hakkında adlı yazısı yayımlanır. Yine Çelebi’nin İbrahim şiiri de bu sayıda çıkar. Nail V.’nin Ayrılık, N. İlhan Berk’in Bereket Şarkıları şiirleriAtatürk için yazılan Sami N. Özerdim’in Hasret Şarkıları ve Nail V.’nin İstiklal Şarkıları adlı şiirleri yayımlanır. Faik Bercmen’in Zengin Eğlenmesi, Yusuf Ahıskalı’nın Serseriler, Samim Kocagöz’ün Günahsız Katil, Hayri Arusan’ın Portreler hikâyeleri yine burada yayımlanır. 

Ses dergisi Fransızların Les Nouvelles litteraises’i gibi haftalık “gayr-i siyasi” bir edebiyat, sanat, sosyoloji içerikli gazete olarak planlansa da[1] aylık olarak çıkmıştır. Ses, iki sayı çıktıktan sonra ciddi bir biçimde ilk defa Hilmi Ziya Ülken’in dergisi İnsan’da Nurullah Ataç tarafından değerlendirildi. Bu derginin, kitap ilanlarıyla yaşayan Les Nouvelles litteraises’in benzeri olarak tasarlanmış olsa da onun yerini tutamayacağını, çünkü Türkiye’de kitap yayıncılığının henüz yeterince gelişmediğini hatırlatan Ataç’a göre, tek çare güzel yazılarla okuyucuyu celp etmekti. Bir ilan gazetesi istediği kadar eklektik olabilir, sayfalarında her zevke göre yazı bulundurabilirdi; fakat Ses’in muhtevasında bir ahenk tesis etmesi, zevkleri ve duruşları itibariyle birkaç grup teşkil edebilecek şair ve yazarları bir araya getirmekten kaçınması gerekirdi. Sadece derginin ressamları arasında ahenk gördüğünü sözlerine ekleyen Ataç, Bedri Rahmi’nin Yaradana Mektuplar’ını çok beğenmiş, fakat şairden söz etmeye gerek görmemişti.[2]

Ses dergisinde yayımlanan Abidin Dino imzalı, sağ yumruğu sıkılmış bir el Ankara’yı rahatsız etmiştir. Hasan İzzettin Dinamo, Yusuf Ahıskalı’nın İçişleri Bakanlığı’ndan derginin kapatıldığına dair bir yazı aldığını, üstelik Ankara’ya davet edildiğini, kendisini kabul eden müsteşara kapaktaki resmin sıkılmış sol yumruk değil, sağ yumruk olduğunu söyleyerek derginin yayınına devam etmesi için izin verilmesini rica ettiğini, bunun üzerine müsteşarın, derginin Yeni Ses olarak değiştirilmeleri şartıyla izin verdiğini anlatıyor.[3] Dergi yayın hayatına son verir. Daha sonra Yeni Ses adıyla Ekim 1939’da yeniden yayım hayatına başlar.

YENİ SES DÖNEMİ

Yeni Ses dergisinin sahibi ve yazı işleri müdürü Yusuf Ahıskalı’ dır. Koşkun Basımevi’nde basılır. Sayısı ise 15 kuruştur. Bu sayıda “Faso Fiso” köşesinin ve Suphi Nuri İleri’nin “Ayın Köşesi” bölümünün Ses dergisindeki haliyle devam ettiğini görüyoruz. Yazar ve şair kadrosu ise şöyledir: Hilmi Ziya Ülken, Yusuf Ahıskalı, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Abidin Dino, Arif Dino, Asaf Halet Çelebi, Ruhi Su Ahmet Naci Kahraman, N.İlhan Berk, Faik Bercmen.

Derginin orta sayfasının “Tarihi Vesikalar” köşesiyle Atatürk’e ayrıldığını görüyoruz. G. Mustafa Kemal’ in Nutuk’undan sözler ve cumhuriyetin ilanı ve önemi hakkında bir yazı yer almaktadır. Bu sayıda Cumhuriyet Tanzimat’ın Devamı Değildir yazısı da bulunmaktadır. Arif Dino’nun Masal, A. Halet Çelebi’nin Mağara, Kadıncığım, Ruhsi Su’nun Şarkı, Ahmet Naci Kahraman’ın Zeybek, N. İlhan Berk’in Cennet’e Sual şiirleri yayımlanır. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Gözlerinin Bahçesinde adlı şiiri de bu sayıda çıkar. Aynı zamanda Faik Bercmen’in Apartman Arsası adlı hikâyesi yer alır.

Öne çıkan yazılar arasındaki İlhan Berk’in Türk Sineması Nasıl Doğacak yazısında, “Türkiye’de sinema aletlerinin tamam olduğu ancak onları kullanacak rejinin bulunmadığını, Türk sinemasının sanat filminden çok ticari film çektiğini” belirtir. Abidin Dino’nun Türk Tiyatrosu Nasıl Doğacak adlı yazısı ise Türk tiyatrosunun köyde doğmuş bir pandomimaya istinat ettiğini  söyler. Bu oyun şehirde orta oyunu haline gelmiştir. Türk tiyatrosu neşeli bir tiyatro sahiptir. Ancak dram da sahne de olmalıdır. Artist yetiştirmek için de mektepler lazımdır. Türk tiyatrosuna esaslı bir inkılâp lazımdır. İnkılâp lafta kaldıkça Türk tiyatrosu bir hortlaktan ibaret kalacaktır. Asaf Halet Çelebi’nin yazıları da dikkat çeker. Onun Molla Camii’nin Rubaileri adlı yazısında 12 adet rubai çevirisi görülür. Aynı zamanda Muhyiddin İbn-i Arabî’den ve Mevlana’dan bahseden yazıda Molla Camii’nin iki tasavvuf sistemini birleştiren samimi bir eclectisme gösterdiğinden bahsedilir.

Derginin diğer sayılarında da yazar kadrosu aşağı yukarı aynıdır. Faik Bercmen’in hikâyeleri, İlhan Berk, Asaf Halet Çelebi, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun şiirleri ve Abidin Dino’nun yazılarının ve “Faso Fiso” adlı haber köşesinin ve Suphi Nuri İleri’nin “Ayın Köşesi” köşesinin devam ettiği görülür. Derginin yedinci sayısında Nazım Hikmet’in Kara Haber şiirinin tam sayfa yer aldığı görülür. Sebebi ise Erzincan’da meydana gelen zelzeledir. Bu sayıda sıkça Erzincan’daki felaketten bahsedilir. Nureddin Eşfak’ın Köylü, Mehmed Sarı Çizmeliler’ in Erzincan şiiri ve Suphi Nuri İleri’nin Zelzele yazısı bu duruma örnektir. Asaf Halet Çelebi’nin denemelerinin Fikir İhtilafı adıyla devam ettiği görülür. Yine A. Halet Çelebi’nin Gözler Kimi Görür şiiri bu sayıda yayımlanır. Bu sayıda şiir daha çok yer kaplar. Şiir kadrosuna Aşık İhsan Temelevren, Suphi Taşhan, A. Suavi Koçer Cahit Saffet gibi isimlerin dahil olduğu görülür. Faik Bercmen ve Yusuf Ahıskalı hikâye yayımlamaya devam eder. Sait Faik Abasıyanık’ın Medarı Maişet Motoru romanından kısa bir bölüm yine bu sayıda yayımlanır. Bu sayının arka kapağında ise Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Bahçeler Dolusu şiiri yer alır.

Derginin sekizinci sayısından itibaren Necip Fazıl Kısakürek’in dergide ağırlık gösterdiği görülür. Yusuf Ahıskalı’nın gölgesiyle Necip Fazıl yönetimi altında çıkmaya devam eder. Bu durumdan rahatsız olan Asaf Halet Çelebi bu sayıda His İtilafları yazısında üstü kapalı bir şekilde Necip Fazıl’ı eleştirir. Bedri Rahmi’nin derginin fazlaca sol gözükmesinden rahatsız olmasıyla bir sonraki sayıda Yahya Kemal’in Vuslat şiirine iri puntolarla yer verilir. Muhafazakâr isimlerden Mehmet Kaplan’ın “Hamid ve Makber’e Dair” başlıklı yazısına, Necip Fazıl’ın Sabırtaşı piyesinin üçüncü bölümüne ve Peyami Safa’nın yakın çevresinden bir isim olan Vecdi Bürün’ün Ben adlı şiirine yer verilir. Aynı zamanda sekizinci sayıda Yusuf Ahıskalı’nın Necip Fazıl Kısakürek ile bir röportajı görülür. Bunun üzerine dergide Müessif Bir Ayrılış başlığı ile çıkan yazıda Asaf Halet Çelebi’nin Yeni Ses’ ten ayrıldığı bildirilir:

“Asaf Halet Çelebi Akbabacılardan Orhon Seyfi’ye gitti. Ona ‘Artık yenilikten vazgeçtim, beni kendi aranıza alınız’ diye ricada bulundu. Bu ricası kabul olunmuştur. Binaenaleyh Asaf Halet Çelebi’nin yazılarını bundan sonra eskilerin bu aydan itibaren çıkarmakta olduğu Güneş mecmuasında bulacaksınız.”

Nurullah Ataç’a göre Necip Fazıl’ın etkisi altında yazılan bu incitici yazının amacı şairi küçük düşürmekti:

 “Ses’ te Bedri Rahmi, Mustafa Seyit gibi civanmertliklerinden emin olduğum şairler var; onlar da Asaf Halet Çelebi hakkındaki yazıyı hiç şüphesiz mecmua basıldıktan sonra görmüşlerdir. Onların da buna itiraz edeceklerini umuyorum; zaten buna kendilerini korumak için mecburdurlar: Çünkü bugün Asaf Halet Çelebi’nin uğradığı tecavüze yarın sünepece bir inkıyad göstermedikleri takdirde kendileri uğrayacaklardır.”[4]

Yusuf Ahıskalı, bu eleştiri üzerine, bir yazısında Ataç’a Asaf Halet Çelebi’yi ne hakla müdafaa ettiğini sorunca başka bir “Keziban’a Mektup” ta şu cevabı almıştı: “ Ben Asaf Halet namına söz söylemedim. Ancak Yeni Ses mecmuasında bir haber okudum, bir kari sıfatıyla o habere inanmadım, onun yalan olduğunu anladığımı söyledim. Zaten o haberin yalan olmadığını Bay Ahıskalı da iddia edemiyor. Asaf Halet Çelebi bundan sonra Yeni İnsanlık’ta yazacakmış.” [5]

Yeni Ses’ in giderek “sağ”a kaymasından rahatsız olan Abidin Dino ve arkadaşları da bu dergi ile yollarını ayırıp Küllük Kahvesi’nde yeni bir dergi çıkarma konusunda toplantı yaparlar. Bu sayının haber kısmında Halide Edip’ in profesörlük ünvanını aldığı yazar. Yeni Ses’in sekizinci sayısının arka kapak sayfasında Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Buddha desenli bir çizimiyle çıkan Asaf Halet Çelebi’nin Sidharta şiiri ise şair için şaşkınlık yaratıcı olmuştur. Budizm, fenafillah ve nirvanadan bahseden bu şiir, Asaf Halet Çelebi’nin izni olmaksızın yayımlanmıştır. Ancak şairi kızdıran bu değil derginin giderek “sağ”a kaymasıdır.    

O dönemdeki Budist duasıyla yazılan Sidharta şiiri için yapılan eleştirilerden yola çıkılacak olunursa eleştirmenlerin (Mustafa Baydar gibi) Budizm’den habersiz olduğu anlaşılmaktadır. ‘Om mani padme hum’ un manasını sormak, Budizm ile ilgili fikrini edinmek amacı taşımadan şairin mizah konusu olduğu ve yerildiği görülür. Yeni Ses’in giderek “sağ”a kaymasından rahatsız olan Abidin Dino ve arkadaşları da bu dergi ile yollarını ayırmayı düşünüp Küllük Kahvesi’nde yeni bir dergi çıkarma konusunda toplantı yaparlar.  

Yeni Ses’in  Ağustos 1941 tarihli on birinci sayısı “Gaflet Mecmuaları” başlığıyla Abidin Dino’nun çizimiyle çıkar. Bu sayının adedi 10 kuruştur. Yeni Mecmua Matbaası’nda basılır. Kadro ise Suphi Nuri İleri, Sabahattin Kudret, Samim Kocagöz, Suphi Taşhan, Lütfi Erişçi, İlhan Berk, Yusuf Ahıskalı, Avni Dilligil, Osman Cem, Salah Birsel, Nuri İyem, Mustafa Seyyit, Cahit Saffet, Abidin Dino’dan oluşmaktadır. Bu sayıda Abidin Dino Gaflet Mecmuaları yazısında Gençlik mecmuasını eleştirir. Samim Kocagöz’ün Savra’nın Oğlu, Yusuf Ahıskalı’nın Şair hikâyesi yer alır. Sabahattin Kudret’in Bir Ölü Hakkında Notlar, İlhan Berk’in İnsanlara Dair, Salah Birsel’in Soğuk Kuyu Mahallesi şiiri yer alır. L. Erişçi’nin Namık Kemal yazısı Namık Kemal’in gazeteciliği ve anılarından bahseden bir yazıdır. Bu sayfada Afife Jale’nin ölüm haberi yer alır. Faso Fiso bölümünün son sayıda da yer aldığı görülür. Nuri İyem’in Bergama Çocuklarının Resim Sergisi yazısı yer alır. Arka kapakta ise Cahit Saffet’in İnsanlar şiiri yer alır.

Ses-Yeni Ses dergisi 1939-1941 yılları arasında sol görüşlü kişilerin çıkardığı sanat, sosyoloji ve edebiyat muhtevalı bir dergidir. Görüldüğü üzere bünyesinde resim sanatının önde gelen isimlerden Abidin Dino, Arif Dino, Bedri Rahmi, Nuri İyem gibi isimleri barındırmıştır. Edebiyat alanında İlhan Berk, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Asaf Halet Çelebi gibi isimlerin şiirlerinin yer aldığı bir dergi olmuştur. Ses’e benzeyen ve aynı dönemde çıkan diğer dergiler ise Güneş, Yücel, İnanç, Yeni yol, Küllük gibi dergilerdir. Yücel dergisi 1935-1956 yılları arasında çıkan aylık edebiyat dergisidir. Kadrosunda Haldun Taner, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sabahattin Ali, Halit Ziya Uşaklıgil, Cevdet Kudret Solok gibi isimleri barındıran uzun soluklu bir dergidir. İnanç dergisi ise aylık fikir dergisidir. Yeni Yol dergisi de ilerici-toplumcu düşüncesi etrafında 30Ağustos 1940’da çıkan bir dergidir.

Ses-Yeni Ses dergisinin çıktığı 1939 yılında başlayan II. Dünya Savaşı, dergiye de sosyoloji alanındaki yazılarda konu olmuştur. Dergi bu bakımdan dünyayı da takip eden bir dergi olmuştur. II. Dünya Savaşı hakkında bilgi veren yazarlar aynı zamanda savaşın halk üzerindeki tesirinden bahsetmiş ve I. Dünya Savaşı hakkında da birçok yazı kaleme almıştır. Dergi kısa süreli olsa da nitelik bakımından birçok değerli yazı, çizim barındırmaktadır. (Asaf Halet Çelebi’nin şiirleri gibi) Aynı zamanda edebiyat ve sanat dünyasından da haberler içermektedir. Örneğin Ahmet Hamdi Tanpınar ile İsmail Habib Sevük arasında çıkan tartışma, Halide Edip’in profesörlük ünvanını alması, Sait Faik’ in Medarı Maişet Motoru romanından bir parça verilerek okurun haberdar edilmesi, Kaşık Adası olayı, Afife Jale’nin ölümü gibi haberler yer almaktadır. 

Derginin kapanma sebebi hakkında ise Abidin Nesimi şöyle der:

“Derginin altıncı sayısı sıkıyönetimce toplatıldı ve dergi yazarlarından Kemal Sülker, şair A. Kadir ve ben sürgüne gönderildik. Sürgüne sıkıyönetim komutanlığının idarî kararı ile ve gerekçe gösterilmeksizin gönderildik. Sürgüne bu bakımdan niçin gönderildiğimizi bilmiyoruz. Ancak Yeni Ses dergisinde Kemal Sülker tarafından general Pertev Demirhan’ın o tarihte çıkan bir kitabının eleştirisi yapıldı. Ayrıca yine o tarihlerde Şükrü Saraçoğlu’nun milliyetçiliğimizin genişleyen ve büyüyen yani Turancı bir milliyetçilik olduğu sözlerini, ayrıca, azınlıklara düşmanlık güden ve sadece onlara varlık vergisi adıyla konan haraç ve cizyeyi eleştirmemiz, sürgünlüğümüze esas sebep olmuştur sanırız.”[6]

                                                                                           


[1] Beşir Ayvazoğlu, He’ nin İki Gözü İki Çeşme Bir Asaf Hâlet Çelebi Biyografisi, Kapı Yayınları, İstanbul, 2014, s.86

[2] A.g.e., s.91

[3] A.g.e., s.95

 [4] Nurullah Ataç, “Keziban’ a Mektup”, Haber-Akşam Postası, 7 Mayıs 1940, s.3

[5] Beşir Ayvazoğlu, He’ nin İki Gözü İki Çeşme Bir Asaf Hâlet Çelebi Biyografisi, Kapı Yayınları, İstanbul, 2014, s.100

[6] Abidin Nesimi, Yılların İçinden, Nöbetçi Yayınevi, İstanbul, 1977, s.161.

Not:  Dergiye ait tüm resimler TÜSTAV Arşivi’nden alınmıştır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*